Haber Veriyoruz
Güncel Haber Yayın ve Yorum Sitesi

Söylenen ile Niyet Arasındaki Derin Çizgi

Söylenen: Bismillahirrahmanirrahim – Niyet: İsmi İlahi Rahman ve Rahim

100.008

Söylenen ile Niyet Arasındaki Derin Çizgi

Söylenen: Bismillahirrahmanirrahim – Niyet: İsmi İlahi Rahman ve Rahim

İnsanlık tarih boyunca kelimelere büyük anlamlar yükledi. Ancak zaman ilerledikçe, kelimeler anlam taşımaktan çok alışkanlık taşımaya başladı. Bugün birçok kutsal ifade, derin bir bilinç hâlinin göstergesi olmaktan çıkıp, ezberlenmiş bir başlangıç işaretine dönüştü. Bu dönüşümün en çarpıcı örneklerinden biri de Bismillahirrahmanirrahim ifadesidir.

Bu ifade bugün neredeyse her işin, her duanın, her metnin başında söylenir. Fakat asıl soru şudur:
Söylenen ile niyet aynı yerde midir?

Söylenen Bir Cümle mi, Yaşanan Bir Hâl mi?

“Bismillahirrahmanirrahim” söylenirken çoğu zaman bir başlangıç ritüeli yerine getirilmiş olur. Söylenir ve geçilir. Dil hareket eder, ama hayat çoğu zaman aynı kalır. Oysa bu cümlenin işaret ettiği asıl merkez, söylenenden çok daha derindir.

Eğer gerçekten amaç “yaratıcıya sığınarak yaşamak” ise, mesele bir kelimeyi telaffuz etmek değil, bir hâlin içinde bulunmak olmalıdır. Çünkü Rahman ve Rahim olmak; yalnızca söylenen bir sıfat değil, hayatın her anına sirayet etmesi gereken bir bilinç durumudur.

“Bismillah” ile “İsmi İlahi Rahman ve Rahim” Arasındaki Fark

Burada ince ama çok belirleyici bir çizgi vardır:

Bismillahirrahmanirrahim → Bir yönelme, bir başlama, bir söylem

İsmi İlahi Rahman ve Rahim → Sürekli bir hâl, bir niyet, bir yaşam biçimi

Birincisi anlıktır, ikincisi süreklidir. Birincisi söylenebilir, ikincisi ancak yaşanabilir.

Eğer insan gerçekten Rahman ve Rahim olan Yaratıcının adıyla yaşıyorsa, bunu her seferinde tekrar etmesine gerek kalmaz. Çünkü o hâl zaten davranışa, karara, dile ve eyleme yansır. Söyleme ihtiyacı, çoğu zaman niyetin zayıfladığını gösterir.

Zaman Bilinci Şunu Gösteriyor

Zaman, kelimelerin içinin nasıl boşaltıldığını açıkça ortaya koyar. Aynı sözler tekrar edilirken, merhamet azalıyor; aynı dualar okunurken, vicdan geri çekiliyorsa burada bir anlam kayması vardır.

Bu kayma şunu doğurur:

Söylenen var, ama yaşanan yok
Ritüel var, ama dönüşüm yok
Kelime var, ama derinlik yok

İşte bu noktada Bismillahirrahmanirrahim, derin bir niyetin ifadesi olmaktan çıkıp, ezberle söylenip geçilen bir işaret hâline gelir.

Asıl Soru Şudur

İnsan gerçekten Rahman ve Rahim olan Yaratıcının adıyla mı yaşıyor,
yoksa sadece bu adı başlangıçta anarak sorumluluktan mı kaçıyor?

Çünkü Rahman ve Rahim olan bir bilinçle yaşamak: merhameti seçmeyi, gücü sınırlamayı, kendini merkeze koymamayı, her eylemde başkasını da gözetmeyi zorunlu kılar. Bu zor bir yoldur. Ezberle söylenen bir cümleden çok daha zordur.

Bu bir inkâr yazısı değildir. Bu, bir derinleştirme çağrısıdır.

Sorun kelimede değil, kelimenin hayattan koparılmasındadır. Sorun söylemekte değil, niyetin yaşanmamasındadır.

Belki de bugün yeniden sormamız gereken soru şudur:Biz gerçekten Rahman ve Rahim olan Yaratıcının adıyla mı yaşıyoruz, yoksa sadece bu adı söyleyip yolumuza mı devam ediyoruz?

İşte söylenen ile niyet arasındaki derin çizgi tam da buradadır.

Haber Veriyoruz

Enable Notifications OK No thanks