Haber Veriyoruz
Güncel Haber Yayın ve Yorum Sitesi

Adalet Boşluğu ve Alternatif Arayışlar

Toplum neden resmi mekanizmalar yerine “başka kapılar” çalmaya başladı?

51.250

Adalet Boşluğu ve Alternatif Arayışlar

Toplum neden resmi mekanizmalar yerine “başka kapılar” çalmaya başladı?

Türkiye’de son yıllarda yaşanan bazı olaylar, yalnızca bireysel dramlar ya da münferit yardımlar olarak okunmuyor. Tefeciler tarafından tehdit edilen gençler, hastalığına rağmen çalışmak zorunda kalan kadınlar, adalet ararken daha fazla baskı gören aileler… Bu örneklerin ortak noktası, mağdurların resmi mekanizmalar yerine alternatif figürlere yönelmesi.

Bu durum, kişilere duyulan sempati ya da antipatiyle açıklanamayacak kadar derin bir sistem tartışmasını beraberinde getiriyor.

Adalet Nedir, Ne Zaman Hissedilir?

Adalet yalnızca mahkeme salonlarında verilen kararlarla ölçülmez.
Toplum için adalet; Hızlıdır, Caydırıcıdır, Koruyucudur, Erişilebilirdir

Bir vatandaş tehdit edildiğinde, aylar sürecek bir dava süreci yerine anında korunmayı bekler. İşte adalet duygusu, tam da bu beklentinin karşılanıp karşılanmamasıyla ilgilidir.

Boşluk Nerede Oluştu?

Son yıllarda kamuoyuna yansıyan veriler ve toplumsal gözlem şu başlıklarda yoğunlaşıyor: Uzayan yargı süreçleri, Tutuksuz yargılama uygulamalarının yaygınlaşması, Caydırıcılığı zayıflayan cezalar Suç yaşının giderek düşmesi, Mağdurun korunmasından çok sürecin işletilmesine odaklanılması

Bu tablo, hukukun tamamen yok olduğu anlamına gelmiyor. Ancak hissedilen adalet ile yazılı hukuk arasında bir mesafe oluştuğunu gösteriyor.

Alternatif Arayışlar Nasıl Doğuyor?

Toplum, boşluk bırakmaz. Bir alanda güven zayıfladığında, insanlar refleks olarak başka çıkışlar arar. Bu çıkışlar bazen: Sosyal medya, Bazen gazeteciler, Bazen sivil girişimler, Bazen de tartışmalı figürler olur.

Buradaki kritik nokta şudur: İnsanlar kime yöneldiklerinden çok, neden yöneldiklerini anlatmaktadır. Sedat Peker Örneği Neyi Gösteriyor? Sedat Peker ismi etrafında oluşan tartışmalar, bir kişiden çok daha fazlasını işaret ediyor. Yardım taleplerinin bu isme yönelmesi, şu soruyu doğuruyor:

“Devletin sağlaması gereken güvenlik ve adalet hissi neden başka bir yerde aranıyor?”
Bu soru, ne yardımı övmek ne de kişiyi yüceltmekle ilgilidir. Bu, sistemin algılanma biçimiyle ilgilidir.

Tehlikeli Olan Ne?

Alternatif arayışlar kısa vadede bazı mağduriyetleri giderebilir. Ancak uzun vadede ciddi riskler barındırır:

Hukukun kişiselleşmesi, Gücün kurala değil figüre bağlanması, Toplumsal eşitlik algısının zedelenmesi, “Kim güçlü?” sorusunun “Kim haklı?” sorusunun önüne geçmesi, Bu noktada mesele artık yardım değil, toplumsal denge meselesidir.

Çözüm Nerede?

Çözüm yeni alternatifler üretmekte değil, adalet boşluğunu kapatmakta yatıyor. Caydırıcı ve hızlı yargı, Mağduru merkeze alan koruma mekanizmaları, Şeffaflık, Toplumun adalete yeniden güvenmesini sağlayacak reformlar, Bunlar olmadan, alternatif arayışlar bitmez, sadece şekil değiştirir.

Bugün yaşananlar bir “kişiler hikâyesi” değil, bir sistem göstergesidir. Toplumun verdiği mesaj nettir:

“Adalet istiyoruz. Hızlı, adil ve gerçekten koruyan bir adalet.”

Bu çağrı duyulmadığı sürece, insanlar adaleti olması gereken yerde değil, bulabildikleri yerde aramaya devam edecektir.

Haber Veriyoruz
Kaynak PoliTurk

Enable Notifications OK No thanks