0 555 339 7979 - 0 532 708 30 04
830 milyar TL’nin buharlaşması mı, bir fon oyunu mu?
830 milyar TL, kasada duran 830 milyar TL nakit anlamına gelmiyor.
830 milyar TL’nin buharlaşması mı, bir fon oyunu mu?
Türkiye finans piyasalarında günlerdir tartışılan fon krizinin boyutu büyüyor. 130 yatırım fonunun tasfiye sürecine alınmasıyla birlikte yaklaşık 830 milyar TL’lik portföyün akıbeti merak edilirken, asıl soru artık “Para nereye gitti?” değil, “Bu değer nasıl oluştu?” sorusu olabilir.
17 Eylül 2026’da Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls Portföy tarafından kurulan toplam 130 yatırım fonunun tasfiye edilmesine karar verdi. Aynı fonların toplam büyüklüğü yaklaşık 826-830 milyar TL olarak açıklanırken, farklı kaynaklarda daha yüksek rakamlar da yer aldı. Reuters’a konuşan bir kaynak ise tasfiye kapsamındaki fonların büyüklüğünü yaklaşık 891 milyar TL olarak verdi.
Burada ilk yanlış anlaşılmanın önüne geçmek gerekiyor:
**830 milyar TL, kasada duran 830 milyar TL nakit anlamına gelmiyor.**
Bu rakam fonların portföy değerini ifade ediyor. Bu portföylerin içerisinde hisse senetleri, para piyasası araçları, borçlanma araçları ve diğer finansal varlıklar bulunuyor. Dolayısıyla “830 milyar TL bir hesaptan kayboldu” demek için henüz ortada yeterli kanıt bulunmuyor.
Fakat asıl tartışma da tam burada başlıyor.
830 milyar TL’nin ne kadarı gerçekten nakde dönüşebilir?
Bir yatırım fonunun portföyünde 10 milyar TL değerinde hisse bulunduğunu düşünelim.
Eğer bu hisseler piyasada yoğun işlem görmüyorsa, ekranda görünen 10 milyar TL’lik değer ile hisselerin tamamının satılması halinde elde edilecek gerçek para aynı olmayabilir.
Fon satışa başladığında fiyat düşebilir.
10 milyar TL olarak görünen portföy,
10 milyar → 8 milyar → 6 milyar → 4 milyar TL
seviyelerine gerileyebilir.
Bu durumda ortadan kaybolan şey doğrudan 6 milyar TL nakit değildir.
**Kâğıt üzerinde oluşmuş piyasa değerinin gerçek satış fiyatına dönüşememesi söz konusudur.**
Türkiye’de son günlerde yaşanan tartışmanın önemli bölümü de bu noktaya dayanıyor.
Peki fonlarda nasıl bir mekanizma oluştu?
Piyasa analizleri ve soruşturma kapsamında ortaya atılan iddialara göre bazı fonların, piyasada işlem gören hisse miktarı sınırlı olan şirketlerde oldukça büyük pozisyonlar oluşturduğu değerlendiriliyor.
Basitleştirirsek mekanizma şöyle çalışabilir:
**Fon hisse alıyor.**
↓
**Hissenin fiyatı yükseliyor.**
↓
**Fonun portföy değeri yükseliyor.**
↓
**Fonun getirisi yüksek görünüyor.**
↓
**Yatırımcıların ilgisi artıyor ve fona yeni para giriyor.**
↓
**Yeni para ile aynı veya benzer hisselerde yeni alımlar yapılıyor.**
↓
Hisse fiyatı daha da yükseliyor.
Bu mekanizma gerçekten oluşmuşsa, bir noktadan sonra ortaya kendi kendini besleyen bir fiyat ve fon büyüklüğü döngüsü çıkabilir.
Ancak bunun bütün 130 fon için geçerli olduğunu söylemek mümkün değil. Soruşturmalar devam ediyor ve yetkililer de tüm fonların veya tüm şirketlerin aynı şekilde hareket ettiğini açıklamış değil.
Sonra sistem tersine döndü
SPK’nın 28 Ağustos’ta düşük fiili dolaşıma sahip hisselerde fonların taşıyabileceği pozisyonlara yönelik yeni sınırlamalar getirmesiyle birlikte bazı fonların pozisyonlarını küçültmek zorunda kaldığı bildirildi.
Satış başladı.
Hisse fiyatları düştü.
Fonların portföy değerleri geriledi.
Yatırımcılar düşüş karşısında paralarını geri istemeye başladı.
Fonların yatırımcılara ödeme yapabilmek için daha fazla varlık satması gerekti.
Daha fazla satış ise fiyatlar üzerinde yeni baskı oluşturdu.
Ve böylece yükselişte çalışan mekanizma bu kez ters yönde çalışmaya başladı.
Bu süreç sonunda bazı fonların yatırımcıların iade taleplerini zamanında karşılayamadığı açıklandı. Pusula ve Tera gibi fonlarda temerrüt açıklamaları gündeme geldi. Borsa İstanbul’da da sert satışlar görüldü.
Peki 830 milyar TL nereye gitti?
İşte haberin belki de en önemli sorusu bu.
Şu anda “830 milyar TL yurtdışına çıkarıldı”, “altın alındı”, “dolar veya euroya çevrildi” ya da “başka bir ülkeye aktarıldı” demek için doğrulanmış bir veri bulunmuyor.
Dolayısıyla bu aşamada böyle bir iddiayı gerçekmiş gibi sunmak doğru olmaz.
Fakat başka bir soru son derece meşru:
Tasfiye edilecek yaklaşık 830 milyar TL’lik portföyün gerçek nakit karşılığı ne kadar?
Bu sorunun cevabı, fonların tek tek hangi varlıklara sahip olduğunun ve bu varlıkların hangi fiyatlardan gerçekten satılabildiğinin ortaya çıkmasıyla anlaşılabilir.
Şimdi paranın izi nasıl sürülebilir?
Asıl araştırılması gereken zincir şu:
Fon → Hangi hisse? → Kaç adet? → Hangi fiyattan aldı? → Hisseyi kim sattı? → Şirketin ortakları kim? → Fon yöneticileriyle bağlantı var mı? → Hisse ne kadar işlem görüyor? → Fonun açıkladığı değer neydi? → Tasfiyede kaça satıldı?
Bu zincirin tamamı ortaya çıkarılırsa, 830 milyar TL’lik büyüklüğün ne kadarının gerçek piyasa değerine, ne kadarının likit varlığa ve ne kadarının fiyat hareketlerinden oluşan değerlemeye dayandığı daha net görülebilir.
Daha da önemlisi, fonların aynı hisselerde yoğunlaşmasının arkasındaki ekonomik ilişkiler incelenebilir.
Çünkü burada cevaplanması gereken soru yalnızca “kim para kazandı?” değildir.
Kim, hangi fiyattan aldı?
Kim, hangi fiyattan sattı?
Fiyat yükselirken kimler fona para yatırdı?
Fiyat düşerken kimler paralarını çekebildi?
Ve en önemlisi:
Ekranda görünen 830 milyar TL’nin ne kadarı gerçekten vardı?
Tasfiye süreci başladı
SPK’nın belirlediği yeni süreçte Tera Portföy fonlarının tasfiyesi için Türkiye İş Bankası, diğer altı portföy şirketinin fonları için ise Ziraat Bankası yetkilendirildi.
Fon varlıklarının piyasa koşulları ve yatırımcıların menfaatleri gözetilerek nakde dönüştürülmesi, ardından elde edilen tutarın yatırımcılara payları oranında dağıtılması öngörülüyor. Tasfiyenin normal şartlarda en fazla üç ay içinde tamamlanması planlanıyor; SPK’nın uygun görmesi halinde süre uzatılabilecek.
Bu nedenle bugün için “830 milyar TL buharlaştı” demek erken.Ancak yaşananların yalnızca sıradan bir piyasa dalgalanması olup olmadığı da artık ciddi biçimde sorgulanıyor.
Ortada SPK’nın müdahalesi, 130 fonun tasfiyesi, yüz milyarlarca liralık portföy, yatırımcıların para çekme talepleri, bazı fonlarda likidite sorunları ve piyasa manipülasyonu şüpheleriyle yürütülen soruşturmalar bulunuyor.
Belki de Türkiye’nin cevaplaması gereken soru şu:
830 milyar TL buharlaştı mı?
Yoksa biz günlerdir, değeri yükseltilen varlıkların gerçek paraya dönüşemediği **çok büyük bir fon mekanizmasının tersine dönüşünü mü izliyoruz?**
Cevabı rakamlarda, fonların portföylerinde ve gerçekleşen alım-satım işlemlerinde aramak gerekiyor.
Kaynak. ChatGBT
Haber Veriyoruz

