0 555 339 7979 - 0 532 708 30 04
Zaman, Varlığın Döngüsünün İnsan Tarafından Tanımlamasıdır
Zaman, varoluşun kendisi değil;
Zaman, Varlığın Döngüsünün İnsan Tarafından Tanımlamasıdır
Giriş: Zaman Gerçek mi, Tanım mı?
İnsanlık tarih boyunca zamanı, varoluşun mutlak bir unsuru olarak kabul etti. Saatlerle ölçtü, takvimlerle böldü, geçmiş–şimdi–gelecek diye parçalara ayırdı. Oysa daha derin bakıldığında ortaya şu soru çıkar: Zaman gerçekten var mı, yoksa varlığın döngüsünü anlamlandırmak için insanın ürettiği bir tanım mı?
Bu makale, zamanın ontolojik bir gerçeklik değil; yaşam formlarının doğum ve ölüm arasındaki dönüşümü tanımlamak için kullandığı bir araç olduğu düşüncesi üzerine kuruludur.
Zamanın Başlangıcı ve Sonu Olmalıydı
Eğer zaman yaratılışın özünde yer alan bir varlık olsaydı: bir başlangıcı, bir sonu, durduğu ya da hızlandığı anlar olmalıydı.
Oysa evrende gözlenen şey zamanın kendisi değil; enerjinin dönüşümü, formların değişimi ve döngülerin sürekliliğidir. Zamanın durduğu ya da aktığı hiçbir an doğrudan gözlemlenemez. Gözlemlenen yalnızca değişimdir.
Bu nedenle zaman, yaratılışın asli bir unsuru değil; değişimi sayma ihtiyacının ürünüdür.
Doğum ve Ölüm Olmadan Zaman Tanımlanabilir miydi?
Zaman kavramının ortaya çıkış noktası nettir: Bir başlangıç (doğum), bir bitiş (ölüm)
İnsan, bu iki nokta arasına bir cetvel yerleştirir ve buna “zaman” adını verir. Saatler, varlığı ölçmez; varlığın yıpranmasını ölçer. Takvimler evreni saymaz; insan ömrünü parçalara böler.
Eğer doğum ve ölüm gibi kavramlar olmasaydı: yaşlanma algısı olmayacaktı, kayıp ve sona yaklaşma hissi doğmayacaktı,
dolayısıyla “zaman” diye bir kavram da tanımlanmayacaktı. Zaman, bu yönüyle ölümlü yaşam formunun icadıdır.
Döngü Varken Zaman Neden Çizgi Gibi Algılanır?
Yaratılışta gözlenen temel ilke döngüdür: enerji doğar, yayılır, geri döner.
Manyetik alanlar gibi, evrendeki pek çok yapı başlangıç ve bitişi olmayan kapalı döngüler halinde var olur. Ancak insan zihni, bu döngüyü algılamakta zorlanır.
Bunun yerine: çizgisel bir akış üretir, buna “zaman akıyor” der. Gerçekte akan zaman değil;enerjinin ve formların dönüşümüdür.Zaman çizgisi, insan bilincinin döngüyü sadeleştirme çabasıdır.
Zaman Bir Varlık Değil, Bir Tanımdır
Buradan şu sonuca varılır:
Zaman bir kuvvet değildir. Zaman bağımsız bir varlık değildir. Zaman yaratılışın zorunlu bir bileşeni değildir.
Zaman: Varlığın döngüsel hareketinin, insan zihninde isimlendirilmiş hâlidir.
Bu nedenle zaman: evrende değil, yaşam formunun algısında vardır.
Sonuç: Zaman Yerine Ne Vardır?
Zamanın yerine konulması gereken kavram dönüştür.
Yaratılış: durmaz, acele etmez, gecikmez. Sadece döner.
İnsan bu dönüşü anlamlandırmak için zamanı icat etmiştir. Ancak hakikate yaklaşıldıkça, zamanın bir gerçeklik değil; bir ölçüm dili olduğu anlaşılır.
Zaman yoktur.
Döngü vardır.
Zaman, döngünün insan tarafından adlandırılmış hâlidir.