Haber Veriyoruz
Güncel Haber Yayın ve Yorum Sitesi

Uyan.

Uyan ki senin için yaratılan bir CENNET söz konusu.

24.113

Uyanış Çağrısı: İnsanlık Neyi Kaybediyor, Neye Gözlerini Kapıyor?

Günümüz dünyasında insanlık büyük bir çelişkinin içinde yaşamını sürdürüyor. Teknoloji gelişiyor, bilgi artıyor, evren daha iyi anlaşılıyor gibi görünüyor; ancak insanın kendisine dair farkındalığı aynı hızla geriliyor. Asıl soru şu: İnsan gerçekten ne için var ve bunun ne kadarının farkında?

İnançlı ya da inançsız…

İster bir dine mensup ol, ister hiçbir inancı kabul etme. Değişmeyen tek bir gerçek var: Varlık inkâr edilemez. İnsan, kendi var oluşunu reddetse bile, bu evrenin ve yaşamın içinde bir sonuç olarak yer almaya devam eder.

Bugün insanlığa vaat edilen şey sadece maddi refah değil. Tarih boyunca neredeyse tüm inanç sistemlerinde ortak bir kavram öne çıkar: bir denge, bir karşılık ve bir sonuç. Bu bağlamda “cennet” ve “ateş” kavramları yalnızca metafizik anlatılar değil; insanın yaptığı tercihlerle şekillenen bir sonuçlar bütünüdür.

Zaman daralıyor.

Bu bir kehanet değil; toplumsal, çevresel ve insani verilerin ortaya koyduğu bir gerçek. Ekosistemler bozuluyor, savaşlar sıradanlaşıyor, açlık ve adaletsizlik normalleşiyor. İnsan, evreni yeniden şekillendirebilecek güce ulaşmışken, kendi iç dünyasını ihmal ediyor.

Modern insan kendisini yalnızca bir bedene indirgemiş durumda. Nefes alıp veren, tüketen, korkan ve kaygı üreten bir varlık hâline gelmiş durumda. Oysa insan sadece etten ve kemikten ibaret değil; bir enerji, bir bilinç ve bir sürekliliğin parçası.

Etrafımıza baktığımızda bunu net biçimde görüyoruz. Toplumlar yönünü kaybetmiş gibi. İnsanlar ne için yaşadığını, neye hizmet ettiğini sorgulamadan savruluyor. Bu durum tesadüf değil; düşünmenin, sorgulamanın ve anlam arayışının terk edilmesinin doğal sonucu.

Oysa insana sunulan yaşam olağanüstü bir sistem üzerine kurulu. Görülenin ötesinde, görülmeyen ama varlığı hissedilen bir düzen söz konusu. Bir kez durup düşünmek yeterli olabilir: Neden bu beden, neden bu bilinç, neden bu zaman dilimi?

Bu soruların cevabını aramayan insan, varlığını “rastlantı” diyerek geçiştirir. Ancak nefesin, kalp atışının ve bilincin bir nedeni vardır. Hiçbir şey sebepsiz değildir.

Asıl mesele uyanmaktır.

Çünkü beden toprağa karıştığında geriye kalan şey yalnızca et değildir. Enerji, bilinç ve iz kalır. İnsan, gerçek anlamda kim olduğunu o zaman anlayacaktır.

Bugün yapılması gereken nettir:

Bir olmak, diri olmak ve birlik içinde kalmak. Çünkü insan yalnız değildir. İnanan ya da inanmayan herkes için değişmeyen bir gerçek vardır: Yaratıcı, kurduğu düzenin içindedir ve insan bu düzenin sorumlu bir parçasıdır.

Uyan
Haber Veriyoruz

Enable Notifications OK No thanks