0 555 339 7979 - 0 532 708 30 04
Türkiye Beton Yığınına Çevriliyor
İnşaat Sektöründe 5 Kat Kâr, 0 Denetim, Büyük Yıkım
Türkiye Beton Yığınına Çevriliyor: İnşaat Sektöründe 5 Kat Kâr, 0 Denetim, Büyük Yıkım
Türkiye, tarihinin belki de en kontrolsüz betonlaşma sürecinden geçiyor. Ormanlar, tarım alanları, kıyılar ve yaşam alanları; kısa yoldan zengin olma hırsının kurbanı edilmiş durumda. Özellikle Kanal İstanbul çevresi başta olmak üzere, Karadeniz güzergâhı boyunca yol kenarları, orman içleri ve kırsal alanlar neredeyse tamamen şantiyeye dönmüş durumda.
Bu tablo sadece çevresel bir yıkım değil; aynı zamanda organize bir ekonomik sömürü düzenidir.
1 Milyon Maliyet – 5 Milyon Satış: Bu Bir Konut Değil, Soygun Modeli. Sektörün içinden ve sahadan gelen veriler açık:
1 milyon TL maliyetle yapılan bir daire → 5–6 milyon TL’ye satılıyor
2 milyon TL maliyetle yapılan bir villa → 8–10 milyon TL’ye pazarlanıyor
Bu ne demek?
Bir daireden kazanılan kârla 4–5 yeni daire daha yapılabiliyor. O dairelerden kazanılanla 25 daire, 25’ten kazanılanla kat kat daha fazlası… Bu bir yatırım döngüsü değil, Kontrolsüz bir beton çoğaltma zinciridir.
Kazanan kim? Müteahhit, Arsa spekülatörü, Aracı zincirleri, Kaybeden kim?, Doğa, Şehirler, Gelecek nesiller, Ve ömür boyu kredi ödeyen vatandaş, Aynı Tip Binalar, Zayıf Malzeme, Şüpheli Güvenlik.
Türkiye’nin dört bir yanında yükselen yapıların büyük bölümü: Aynı projeden kopyala–yapıştır, Düşük kaliteli beton, Şüpheli demir kullanımı, Yangın merdiveni var mı, yok mu belli değil, Depreme dayanıklılık kağıt üzerinde.
Peki denetim? Ya yok, ya göstermelik. Deprem ülkesinde yaşıyoruz ama: “Bu bina gerçekten depreme dayanıklı mı?” sorusunun cevabı net değil, Bu yapıdan kim sorumlu?” sorusu havada “Yarın bir facia olursa kim hesap verecek?” sorusu ise cevapsız Herkes Bir Yerlerden Para Yiyor, Bedel Vatandaşa Kesiliyor. Bu sistemin işlemesi için sadece müteahhit yetmez.
Ruhsat veren, Denetleyen, Görmezden gelen, İmza atan, Susan, Bir yerde çok büyük paralar dönüyorsa, orada çok fazla el vardır.
Ve o paraların bedelini: 20–30 yıl kredi ödeyen vatandaş, Betonla boğulan şehirler, Yok edilen ormanlar, Kaybolan tarım alanları ödüyor.
Kanal İstanbul ve Çevresi: Betonun Yeni Altın Madeni, Kanal İstanbul güzergâhı, bir şehircilik projesi olmaktan çoktan çıkmış durumda.
Bölge:Arsa spekülasyonunun, Lüks konut furyasının, Yap–sat düzeninin, merkezi haline gelmiş durumda.
Bu projelerin büyük bölümü: Halk için değil, İhtiyaç için değil, Barınma krizi çözmek için hiç değil.Tamamen kâr için. Kısa Yoldan Zengin Olma Hırsını Buradan Kınıyoruz
Bu ülke: Betonla değil, Kâr hırsıyla değil, Denetimsizlikle hiç değil, akıl, bilim, hukuk ve vicdanla yönetilmelidir.Kısa yoldan zengin olma uğruna: Ormanları yok eden, Şehirleri yaşanmaz hale getiren, Vatandaşı borç batağına sürükleyen tüm müteahhit düzenini ve bu düzene göz yumanları buradan açıkça kınıyoruz.
Bu Bir Uyarıdır
Bu gidişat: Ekonomik bir balon, Sosyal bir patlama, Ve olası bir can kaybı zinciri üretmektedir.
Türkiye beton yığınına çevrilirken, birilerinin “dur” demesi değil, herkesin hesap sorması gerekir.
Bu mesele: Sadece bir inşaat meselesi değil, bir ülkenin geleceği meselesidir.
Haber Veriyoruz