0 555 339 7979 - 0 532 708 30 04
“Sen Ne Diyorsun Dayı? hak edilen tarz.
Sis Altında Bir Ülkenin Analizi
“Sen Ne Diyorsun Dayı?” Sis Altında Bir Ülkenin Analizi
Televizyon ekranlarına çıkıp “her şey yolunda”, “ekonomi toparlanıyor”, “kriz yok” diyenleri gördükçe aklıma tek bir cümle geliyor: “Sen ne diyorsun dayı?”
Çünkü yaşananlarla anlatılanlar arasında artık uçurum değil, bir kopuş var.
Gerçek 1: İflas Edenler Görmezden Geliniyor
Son iki yılda binlerce küçük ve orta ölçekli işletme kepenk kapattı. Resmî kayıtlara “faaliyeti durdurdu” olarak geçen bu işletmelerin çoğu aslında iflas etti, ama bu kelime özellikle kullanılmıyor.
Neden? Çünkü “iflas” kelimesi gerçeği gösterir.
Esnaf borcunu borçla çeviriyor. Şirketler konkordato ilan ediyor. İş yerleri sessizce kapanıyor.
Ama ekranda hâlâ “ekonomide dengelenme” masalları anlatılıyor.
Gerçek 2: Para Var Ama Değer Yok
İnsanların cebine para giriyor olabilir. Ama o paranın alım gücü her gün eriyor.
Dün 100 lirayla yapılan alışveriş, bugün 300 liraya yapılamıyor. Maaşlara yapılan zamlar, daha hesaba yatmadan enflasyon tarafından yutuluyor. Bu bir ekonomik kriz değilse nedir?
Sorun şu: Toplum, paranın nominal değil reel değerini okumayı bilmiyor. Sayıya bakılıyor, değere değil.
Gerçek 3: İşsizlik Rakam Olarak Düşük, Hayat Olarak Yüksek
“İşsizlik düşüyor” deniyor. Ama gençler iş bulamıyor. Üniversite mezunları asgari ücretin altına razı ediliyor. Mesleği olan insanlar mesleğini yapamıyor.
Çünkü bu ülkede artık çalışmak değil, tutunmak zor. İş var ama güvencesiz. Maaş var ama yetmiyor. Gelecek var ama belirsiz.
Gerçek 4: Altın Yükselmiyorsa, Para Düşüyordur
Altın “çok yükseldi” deniyor. Yanlış. Altın yerinde duruyor. Düşen şey, paranın değeri.
Altın, kriz dönemlerinde yükselmez; para değer kaybettiğinde gerçek değerini gösterir.
Vatandaş bunu bildiği için altına koşuyor. Çünkü devlete, sisteme, yarına güvenmiyor. Bu bir yatırım tercihi değil, hayatta kalma refleksi.
Gerçek 5: Sis Bilinçli Olarak Dağıtılmıyor
Asıl tehlike burada başlıyor.
Toplum sürekli bir sisin içinde tutuluyor: Gündem değiştiriliyor, Sorunlar magazinle örtülüyor, Gerçekler parça parça sunuluyor.
İnsanlar düşüyor, tökezliyor ama “sis kalksın” demiyor. Sis tanıdık geliyor. Netlik korkutuyor. Çünkü netlik, hesap sormayı gerektirir.
Ve En Acı Gerçek
Bu sisin içinde sadece bugünü yaşayanlar yok. Bu sisin içinde ülkenin geleceğini belirleyecek insanlar da kaybolmuş durumda.
Cebindeki paranın her gün nasıl eridiğini anlamayan bir toplum:Gençlerin geleceğini belirleyemez. Başarıyı tanımlayamaz. Üretimi, bilimi, aklı destekleyemez. Sonra da çıkıp “her şey normal” denir.
İşte tam burada tekrar ediyorum: “Sen ne diyorsun dayı?”
Normal olan bu değil. Normal olan, gerçeği konuşmaktır. Normal olan, sisin dışına çıkmaktır.
Ama görünen o ki, sis dağılmadan önce çok daha fazla insan düşecek.
Haber Veriyoruz