Haber Veriyoruz
Güncel Haber Yayın ve Yorum Sitesi

Nefs: Enerjinin Bahane Üreten Mekanizması

Şeytan bilince nasıl girer ve bu giriş hangi iç mekanizma üzerinden mümkün olur?

65.480

Nefs: Enerjinin Bahane Üreten Mekanizması

Bir önceki bölümde şeytan kavramı, dışsal bir varlıktan ziyade bilincin uyum yasasından kopuşunun sonucu olarak ele alınmıştı. Bu bölümde ise şu temel soruya odaklanıyoruz:

Şeytan bilince nasıl girer ve bu giriş hangi iç mekanizma üzerinden mümkün olur?

Bu mekanizmanın adı, inanç ve düşünce sistemlerinde nefs olarak tanımlanır. Ancak burada nefs, ahlaki bir etiket değil; enerji yönetimi açısından işlevsel bir sistem olarak ele alınacaktır.

1. Nefs Nedir, Ne Değildir?

Nefs çoğu zaman: “kötü”, “terbiye edilmesi gereken”, “bastırılması gereken” bir yapı olarak tanımlanır. Bu tanımlar, nefsin işlevini değil, sonuçlarını tarif eder. Bu çalışmada nefs şu şekilde tanımlanır:

Nefs, enerjinin fiziksel boyutta konforu korumak için ürettiği yönlendirme mekanizmasıdır.

Yani nefs: başlı başına kötü değildir ama kontrolsüz kaldığında bilinci yanıltır. Nefsin Enerji Temelli Yapısı

Enerji Kaynaklı Yaratılış Tezi’ne göre enerji: Hareket etmek ister, dolaşmak ister, dönüşmek ister

Fiziksel beden ise: güvenlik, haz, süreklilik, alışkanlık, üzerine kuruludur. Bu iki eğilim çatıştığında devreye nefs girer.

Nefs: enerjiyi tamamen durdurmaz, ama yönünü değiştirir, onu en az dirençli yola sokar. Bu yol çoğu zaman, haz, kolaylık, erteleme, sorumluluktan kaçış, üzerinden ilerler.

Bahane Üretme Mekanizması: Nefsin en ayırt edici özelliği bahane üretmesidir.
Dikkat edilmelidir: nefs doğrudan “yap” demez, nefs “haklısın” der. Bu haklılık duygusu, bilince şu cümlelerle sızar: “Şimdi sırası değil”, “Buna mecburum”, “Zaten herkes böyle”, “Başka çarem yok”.

Bu noktada enerji: ar damara ulaşır, ahlaki filtreyi zorlar, bilinci ikna etmeye çalışır. İşte şeytan dediğimiz etki, tam bu anda devreye girer.

Şeytan–Nefs İlişkisi: Emir Değil, Gerekçe;
Bu dizinin temel önermelerinden biri şudur: Şeytan emretmez, nefs gerekçe üretir.

Şeytan: kapıyı zorlamaz, kilidi kırmaz, sesini yükseltmez. Nefsin ürettiği bahaneleri kullanır.

Bu nedenle şeytan: nefs olmadan etkisizdir ama nefs, şeytan olmadan da yanılabilir. Bu ilişki, bir işbirliği değil; bir zafiyetin istismarıdır.

Nefsin Bilinci Yanıltma Yöntemi;

Nefs, bilinci üç temel noktadan yanıltır:

Zaman Algısı, “Sonra yaparsın.”, Enerji ertelenir, dönüşüm gecikir. Hak Algısı; “Bunu hak ediyorsun.” Ahlaki sınır esnetilir. Zorunluluk Algısı; “Başka çaren yok.” Özgür irade askıya alınır.

Bu üçlü mekanizma çalıştığında: enerji serbest kalamaz, titreşim sıkışır, bilinç daralır.

Nefs Bastırılmalı mı, Tanınmalı mı? Bu noktada kritik bir ayrım yapılmalıdır.
Nefs: bastırıldığında yok olmaz, reddedildiğinde güçlenir, inkâr edildiğinde gizlenir

Bu nedenle çözüm: nefsle savaşmak değil, onu tanımaktır. Tanımlanan nefs:fısıltısını kaybeder, bahane gücünü yitirir, bilince hükmedemez. Bu durum, Serbest Titreşim Yasası ile doğrudan ilişkilidir.

Ar Damar’a Giden Yol;
Nefs: bilinci doğrudan ele geçiremez ama ar damar üzerinden sızar.
Çünkü ar damar: ahlakın, kültürel enerjinin, vicdanın, oluştuğu merkezdir. Nefsin ürettiği bahaneler, bu merkezi zorladığında: pis kan dolaşıma girer, enerji kirlenir, yaşam biçimi değişir

Nefs, insanın düşmanı değildir; fakat kontrolsüz kaldığında bilincin en büyük yanıltıcısıdır. Enerjiyi dönüştürmek yerine gerekçelerle oyalayan bu mekanizma, şeytanın bilince giriş kapısını oluşturur. Bu kapı kapatılmadığında, insan farkında olmadan başkasının değil, kendi bahanelerinin yönettiği bir hayatı yaşamaya başlar.

Enable Notifications OK No thanks