Haber Veriyoruz
Güncel Haber Yayın ve Yorum Sitesi

Küçük Kötülükler Nasıl Küresel Bir Sisteme Dönüştü?

Gerçekler Üzerinden Bir Manifesto

Küçük Kötülükler Nasıl Küresel Bir Sisteme Dönüştü? – Gerçekler Üzerinden Bir Manifesto

Bugün dünyada yaşanan ekonomik krizler, savaşlar, toplumsal çöküşler ve ahlaki erozyon bir anda ortaya çıkmadı. Bunlar ne kader ne de tesadüf. Hepsi, yıllar boyunca görmezden gelinen küçük kötülüklerin sistemleşmiş sonucudur.

%10 – %90 Gerçeği: Bir Algı Değil, İstatistik

Dünya Bankası, Oxfam ve IMF verileri açıkça gösteriyor: Dünya servetinin yaklaşık %45’ten fazlası nüfusun 1’inin, %80’e yakını ise %10’luk bir kesimin elinde.

Bu yalnızca para değildir. Bu güç, karar mekanizması ve yön verme yetkisidir. Küresel şirketler devletlerden güçlü hale geldi. Lobiler, yasaların önüne geçti. Medya, gerçeği değil çıkarı korur oldu. Bu tablo, soyut bir yorum değil; resmi raporlara dayalı bir gerçekliktir.

Aşırı Güç ve Aşırı Zenginlik Ne Üretti?

Tarih bize şunu defalarca gösterdi: Roma İmparatorluğu, aşırı lüks ve yozlaşma yüzünden çöktü. Fransız Devrimi, aristokrasinin halktan kopmasıyla patladı. 1929 Buhranı, kontrolsüz finans sisteminin sonucuydu. 2008 Küresel Krizi, bankaların “küçük” etik ihlallerinin büyümesiydi

Hepsinin ortak noktası aynıydı: Başta önemsiz görülen yanlışlar, zamanla sistemi ele geçirdi.

Küçük Kötülükler Nasıl Büyüdü?

Başlangıç hep aynıdır: “Bir kereden bir şey olmaz”, “Herkes yapıyor”, “Şimdi sırası değil”, “Bize dokunmuyor” Çocuk işçiliği böyle normalleşti. Doğa talanı böyle meşrulaştı. Yolsuzluk böyle “sistem gereği” oldu. Savaşlar böyle “zorunlu” ilan edildi.

Bugün geldiğimiz noktada: Bir ülkenin çöküşü küresel kriz yaratıyor. Bir şirketin kararı milyonların hayatını etkiliyor. Bir silah anlaşması binlerce çocuğun ölümüne yol açıyor. Bu zincir, küçük bir kötülüğün büyüyerek bataklığa dönüşmesinin sonucudur.

%90 Neden Sessiz Kaldı?

Çünkü korku, bilinçten daha hızlı yayılır. İşini kaybetme korkusu, Dışlanma korkusu, Yalnız kalma korkusu, “Düzen bozulur” korkusu, İnsanlar harekete geçmek yerine beklemeyi seçti. Sorgulamak yerine kabullendi. Gerçekleri bilmek yerine umut satılan hikâyelere tutundu. Bu pasiflik bir suçlama değil, sistemin bilinçli olarak ürettiği bir sonuçtur.

Gerçek Şu: Küçük Bir Kirlilik Büyük Bir Sistemi Çökertir.
COVID-19 süreci bunun en net örneğidir: Bir şehirde başlayan ihmal, tüm dünyayı durdurdu.

İklim krizi de aynı şekilde ilerliyor: “Bir maden”, “bir fabrika”, “bir ağaç” denildi.Bugün kuraklık, göç ve gıda krizi konuşuluyor. Bu yüzden mesele metafor değildir. Bu, neden–sonuç zinciridir.

Sonuç: Artık Görmezden Gelme Lüksü Yok

İnsanlığın geldiği nokta şudur: Kötülüğe erken müdahale edilmezse büyür, Küçük ihlaller sistemleşir. Sistemleşen kötülük, sonunda herkesi vurur.

Bu yüzden çağrı nettir: Kötülüğe küçükken izin verme. İyiliğe, adalete ve hakikate tüm yolları aç.

Çünkü tarih defalarca kanıtladı: Bir küçük kötülük, zamanında durdurulmazsa milyonların hayatını belirler. Bu bir kehanet değil. Bu, insanlığın defalarca yaşadığı acı bir gerçektir.

Haber Veriyoruz