Haber Veriyoruz
Güncel Haber Yayın ve Yorum Sitesi

Jeoloji Mühendislerinin Hak ve Yetkileri kısıtlanıyor.

Torba Kanun Uygulaması ve Ciddi Bir Mesleki Tehdit

58.537

BASINA VE KAMUOYUNA

7.000’İ AŞKIN JEOLOJİ MÜHENDİSİNİ İŞSİZ BIRAKACAK TAPU KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPAN KANUN TEKLİFİNİN İLGİLİ MADDELERİ GERİ ÇEKİLMELİ VEYA YENİDEN DÜZENLENMELİDİR

Ardahan Milletvekili Kaan Koç ve Hatay Milletvekili Adem Yeşildal ile birlikte 73 milletvekili tarafından, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan; 09/01/2026 tarihli ve 2/3466 Esas No’lu *“Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”*nin 21, 22, 23 ve 24’üncü maddeleri, doğrudan meslektaşlarımızı ve Jeoloji Mühendisliği meslek alanını ilgilendiren düzenlemeler içermektedir.

Torba Kanun Uygulaması ve Ciddi Bir Mesleki Tehdit

TBMM’de siyasi parti gruplarına mensup milletvekilleri tarafından uzun süredir kamuoyunda “Torba Kanun” olarak adlandırılan, birden fazla kanunda değişiklik öngören düzenlemeler hazırlanmakta ve yasalaştırılmaktadır. Bu tür düzenlemelerde, farklı kanunlara ilişkin değişikliklerin tek bir yasa altında toplanması nedeniyle, ilgili kişi ve kurumların görüşleri yeterince alınamamakta; düzenlemeler ayrıntılı biçimde tartışılamadan yasalaşmaktadır.

Söz konusu teklif de 7.000’e yakın jeoloji mühendisini işsiz bırakacak, yıllardır faaliyet gösteren zemin ve temel etüt mühendislik bürolarının kapanmasına yol açacak hükümler içermektedir.

Teklif, “Afet” kavramı şemsiyesi altına sığınılarak, binlerce jeoloji mühendisini işsiz bırakacak bir düzenleme haline getirilmiştir.

Afet Gerekçesi Var, Afetle Mücadele Yok

Kanun teklifinin genel gerekçesinde; “Ülkemizin deprem kuşağında bulunması, zemin yapısı ve mevcut yapılaşma durumu nedeniyle yapı güvenliğinin artırılması, kaçak ve denetimsiz yapılaşmanın önlenmesi ve yangın güvenliğine ilişkin tedbirlerin artırılması zorunlu hale gelmiştir” denilmesine rağmen;

Ulusal afet risk yönetiminin geliştirilmesine,
Afet risklerinin azaltılmasına,
Zemin kaynaklı yapı hasarlarının önlenmesine
ilişkin tek bir somut düzenleme yer almamaktadır.

Son beş yılda yaşanan depremlerde, zemin sorunları nedeniyle yıkılan binalarda on binlerce yurttaş yaşamını yitirmiştir. Ülkemizde 24 il, 110 ilçe ve 500’ü aşkın mahalle veya köy, aktif fay zonları üzerinde yer almasına rağmen; yerleşim alanlarını daha dirençli hale getirecek ve denetim sistemini güçlendirecek herhangi bir madde teklif metninde bulunmamaktadır.

Mesleki Haklara Açık Müdahale

Teklifin gizlenen amaçlarından biri de Jeoloji Mühendisliği meslek alanını doğrudan hedef almasıdır.
Bu düzenlemeler; 6235 sayılı TMMOB Kanunu, 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun, 02.08.2002 tarihli ve 24834 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği ile güvence altına alınmış mesleki hak, yetki ve sorumlulukları ortadan kaldıracak niteliktedir.

Zemin ve Temel Etüt Bürolarına “Öşür Vergisi” Dayatması

Kanun teklifinin 21, 22, 23 ve 24’üncü maddelerinde, “zemin ve temel etütlerinin denetlenebilmesi” gerekçe gösterilmesine rağmen, denetime ilişkin tek bir madde bulunmamaktadır.

Bunun yerine:

Jeoloji mühendisi proje müellifleri “zemin ve temel etüt kuruluşları” adı altında belgelendirilmeye, İl bazında büro sayısı sınırlandırılmaya, Ağır ekonomik teminatlar ve koşullar getirilmeye çalışılmaktadır.

Bu yaklaşım, 1968 yılından bu yana imar ve yapı denetim mevzuatının bir parçası olan zemin ve temel etütlerinin bugüne kadar denetlenmediği iddiasını da dolaylı olarak ileri sürmekte, başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olmak üzere idareyi, kamusal görevini 58 yıldır yerine getirmemekle itham etmektedir.

Asıl Amaç: Yeni Bir Gelir Kapısı

Kanun teklifinin 24’üncü maddesinde; zemin ve temel etüt hizmet bedelinden;

%2’sinin ruhsat veren idareye, %2’sinin Bakanlık döner sermayesine, %10’u geçmeyecek kısmının ise Bakanlıkça belirlenecek kurumlara aktarılacağı açıkça düzenlenmiştir.

Bu hüküm, teklifin gerçek amacının denetim değil, işsizliğin yüksek olduğu jeoloji mühendisliği hizmetleri üzerinden Bakanlığa yeni bir gelir kalemi yaratmak olduğunu ortaya koymaktadır.

Bugüne kadar mimari, statik, tesisat veya elektrik proje müelliflerinden benzer bir harç alınmazken, yalnızca zemin ve temel etüt hizmeti üreten jeoloji mühendislerinden %14 ila %28 arasında değişen oranlarda harç alınması öngörülmektedir.

Bu durum, “Modern Öşür Vergisi” niteliğindedir ve kabul edilemez. Değerli Basın Emekçileri,Jeoloji Mühendisliği meslek alanı açısından bakıldığında söz konusu teklif; Zemin ve temel etütlerini robotik ve şabloncu bir yaklaşıma indirgemekte, mühendislik bilimi ve jeolojik–jeoteknik yorumlamayı ortadan kaldırmaktadır.

Firma sayısı kısıtlamaları ve kota uygulamalarıyla, hangi ilde kaç büro kurulacağına ve kimlerin çalışabileceğine Bakanlık karar vermektedir.

Zemin laboratuvarlarına, dünyada benzeri olmayan, fiilen uygulanması mümkün olmayan yükümlülükler getirilmektedir.

Bu düzenlemelerin hayata geçmesi halinde: Odamıza kayıtlı yaklaşık 2.000 firma, Bu firmalarda çalışan binlerce jeoloji mühendisi, işsiz kalacaktır.

Sonuç ve Talep

4708 sayılı Yapı Denetim Kanunu kapsamında, zemin ve temel etütlerinin yerinde denetlenmesini esas alan, bilimsel ve kamusal yararı gözeten bir sistem kurulması gerekirken; bu teklif ile meslektaşlarımızın çalışma hakkı kısıtlanmakta ve ağır ekonomik yükler getirilmektedir.

Bu nedenle;

Teklifin ilgili maddelerinin geri çekilmesini veya yeniden düzenlenmesini,
“Öşür vergisi” niteliğindeki harçların kaldırılmasını,
Zemin laboratuvarlarına ilişkin maddelerin yeniden ele alınmasını,
Meslek odamızın yasal hak ve yetkilerinin korunmasını talep ediyoruz.

Kaynak.
Hüseyin Alan
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası
Yönetim Kurulu Başkanı

Haber Veriyoruz

Enable Notifications OK No thanks