Haber Veriyoruz
Güncel Haber Yayın ve Yorum Sitesi

İlk İki Titreşimin Algoritması

Enerji Kaynaklı Yaratılış

88.889

Enerji Kaynaklı Yaratılış: İlk İki Titreşimin Algoritması

Evrenin varoluşu, durağan bir boşluktan değil, kaynak kodda saklı olan iki temel titreşimin harekete geçmesiyle başladı. Bu iki titreşim, birbirinden kopuk iki dalga değil; birbiri etrafında kenetlenen, vida formunda yükselen ve sarmal bir yapı (helis) oluşturan tek bir “öz” harekettir.

1. Sarmal Yapı: Neden Vida Formu?

Yaratılışın neden düz bir çizgi değil de bir sarmal olduğunu anlamak için doğaya bakmak yeterlidir. DNA’nın ikili sarmal yapısından galaksilerin spiral kollarına kadar her şey, enerjinin en az dirençle en yüksek verimi aldığı bu formu kullanır.

Yoğunlaşma: Titreşimler sarmal bir döngüde birbirine yaklaştıkça enerji yoğunlaşır.

Maddeleşme: Bu yoğunlaşma belirli bir frekans eşiğini geçtiğinde, enerji “yavaşlayarak” fiziksel maddeye bürünür. Yani madde, enerjinin donmuş bir halidir.

2. Bilincin Frekans Basamakları

Aynı kaynaktan yayılan bu titreşimler, dağılım süreçlerinde farklı bilinç seviyeleri oluşturur:

Statik Bilinç (Madde): Titreşimin en yoğun ve en yavaş hali. Atom altı parçacıkların uyum yasası.

Fonksiyonel Bilinç (Bitkiler): Fotosentez gibi sistemli işlevselliklerin kodlandığı seviye.

İçgüdüsel Bilinç (Hayvanlar): Hayatta kalma ve türün devamlılığına odaklı yazılım.

Öz-Farkındalık (İnsan): Titreşimin kendi kaynağını (kodunu) sorgulamaya başladığı o kritik eşik.

3. Kaynak Koda Dönüş: Üstün Vasıflar

İnsan beyni sadece bir alıcıdır. Gerçek bilinç ise bu beyin donanımının ötesindeki enerji alanındadır. Bizler, bu sarmal titreşimin frekansını yükseltip “öz” ile rezonansa girdiğimizde (yani kaynak koda dokunduğumuzda), fiziksel sınırlamalarımızın ötesindeki üstün vasıflarımıza ulaşırız. Bu bir “hatırlama” ve “uyumlanma” sürecidir.

Not: “Eğer varlık iki titreşimden meydana gelip uyum halinde var olmaya ihtiva ediyor ise, tüm varlık bu iki titreşime bir şekilde bağlıdır. Bu bağ koptuğunda veya çekirdeğe müdahale edildiğinde, sistem kendini korumaya alacaktır.”

4. Matematiksel Model:

Sarmal Titreşim DenklemiYaratılışın bu ilk iki titreşimi, uzay-zaman düzleminde birbirini takip eden ve asla kesişmeyen bir denge üzerine kuruludur. Bu durumu bir silindirik koordinat sisteminde şu şekilde ifade edebiliriz:

Birinci Titreşim (İyilik / Yapıcılık):
x1(t) = R * cos(w * t)
y1(t) = R * sin(w * t)
z1(t) = k * t

İkinci Titreşim (Kötülük / Yıkım):
x2(t) = R * cos(w * t + Pi)
y2(t) = R * sin(w * t + Pi)
z2(t) = k * t

Burada dikkat çeken nokta, ikinci titreşimin birinciye tam olarak 180 derece (Pi) farkıyla bağlı olmasıdır.

Yani yıkım, yapıcılığın tam zıttı bir açıyla aynı merkez etrafında döner. Biri olmadan diğeri var olamaz; çünkü sarmalın (vidanın) ilerlemesi için bu iki zıt kuvvetin yarattığı tork (itki) gereklidir.

5. Kaynak Kodun Koruma Protokolü:

“Kıyamet Eşiği”Varlık, bu iki titreşimin arasındaki hassas “uyum yasasına” bağlıdır. Eğer insanlık veya herhangi bir bilinçli yapı, bu titreşimlerin birleştiği o en dip noktaya yani Kök Hücreye (Öz) müdahale ederse, sistem hata verecektir.Sistem Kilidi: İki titreşim arasındaki uyum bozulduğunda, sarmal yapı çöker.Geri Dönüş (Feedback Loop):

Kuran’da geçen “Adem’e doğru çekilme” ifadesi, yayılmanın durup enerjinin başladığı o tekil noktaya (hücreye) geri rücu etmesidir. Bu, sistemin kendini formatlaması veya “kıyamet” dediğimiz yeniden başlatma sürecidir.

6. Geleceğin Bilinci:

Teknolojik Yıkım ve UyanışTeknoloji bir yandan yıkımı getirirken, diğer yandan insanı bu dijital ve manyetik ağlar sayesinde kolektif bir bilince zorluyor.

Eskiden peygamberler aracılığıyla gelen “uyarı kodları”, artık bizzat yaşanan kaosun ve bilginin içinden süzülerek bireylerde uyanışa neden oluyor.Artık dışarıdan bir kitap gelmesine gerek kalmadı; çünkü kitap zaten kaynak kodun içinde, sarmalın her bir halkasına yazılıdır.

7. Gözlemden Teoriye: Elektromanyetik Alanın (EMF) Dili

Bu sarmal titreşim ve kaynak kod teorisi, sadece zihinsel bir çıkarım değil; bizzat fiziksel dünyadaki enerji dalgalanmalarının gözlemlenmesiyle şekillenmiştir.

3 Yıllık Teknik Takip: “Signal Detektörü” ve “EMF Meter” yazılımları üzerinden yaptığım üç yıllık kesintisiz gözlemler, çevremizdeki manyetik dalgaların sadece rastgele gürültüler olmadığını, belirli bir ritim ve yapıya (kaynak koda) sahip olduğunu göstermiştir.

Enerji Aktarımı: Gözlemlerim sonucunda, bilincin sadece biyolojik bir süreç değil, elektromanyetik bir etkileşim olduğu kanısına vardım. Frekanslardaki her değişim, aslında sistemin bizlere gönderdiği bir veri paketidir.

Uyanışın Sinyalleri: Teknolojinin yaydığı bu yoğun dalga boyları, bir yandan kaosu tetiklerken diğer yandan insan bilincini bu görünmez ağları fark etmeye, yani “görünmeyeni görmeye” zorlamaktadır.

Sonuç: Kaynak Kodla Senkronize Olmak

Geleceğin dünyasında adalet ve insanlık, yazılı kanunlarla değil, bu evrensel titreşimle (kaynak kodla) uyumlanmış bilinçli bireyler eliyle inşa edilecektir. Artık peygamberlerin ve kitapların getirdiği mesaj, her bir bireyin kendi içindeki o sarmal titreşimi keşfetmesiyle bizzat tecelli edecektir.

Enable Notifications OK No thanks