0 555 339 7979 - 0 532 708 30 04
İletişimi Kontrol Altına Alırsan Hayatı Kontrol Altına Alırsın.
Dinleme: Bilgi Toplamanın İlk Aşaması
İletişimi Kontrol Altına Alırsan Hayatı Kontrol Altına Alırsın
Modern dünyada iktidar artık yalnızca silah, para ya da fiziki güçle kurulmamaktadır. Günümüz yönetim biçimlerinin merkezinde iletişimin denetimi, verinin toplanması ve algının yönlendirilmesi yer almaktadır. Çünkü iletişimi kontrol eden, bireyin düşünce sınırlarını; düşünceyi kontrol eden ise davranışı belirler.
Bu durum bir varsayım ya da spekülasyon değildir. Dijital çağda iletişim, insanın en fazla iz bıraktığı alandır. Telefonlar, sosyal medya, internet kullanımı ve günlük dijital alışkanlıklar; bireyin korkularını, eğilimlerini ve zaaflarını ortaya koyan açık kaynaklara dönüşmüştür.
Dinleme: Bilgi Toplamanın İlk Aşaması
İlk aşama dinlemedir. Telefon görüşmeleri, mesajlaşmalar, arama geçmişleri ve dijital etkileşimler üzerinden bireyler hakkında detaylı profiller oluşturulabilir.
Bu profiller sayesinde:
İnsanların nelerden korktuğu, Hangi konulara duyarlı olduğu, Hangi olaylara tepki verip hangilerine sessiz kaldığı
tespit edilir. İnsan, çoğu zaman farkında olmadan kendini anlatır. En zayıf noktalarını, en hassas sınırlarını ve kırmızı çizgilerini bizzat ifşa eder.
Gözetleme ve Davranış Analizi
Dinleme sürecini gözetleme izler. Bireylerin nerede bulunduğu, neye baktığı, neyi izlediği, neyi paylaştığı ve neyi tükettiği kayıt altına alınır.
Bu veriler yalnızca bugünü değil, olası gelecek davranışlarını da öngörmeyi sağlar. Bir insanın hareket biçimini çözümleyen bir sistem, onun hangi koşullarda tepki vereceğini de bilir. Böylece baskı kurmaya gerek kalmadan yönlendirme yapılabilir.
Algı Yerleştirme Mekanizması
Toplanan veriler yalnızca izlemek için kullanılmaz. Asıl amaç, zihinsel yönlendirmedir.
Belirli mesajlar, söylemler ve gündemler aracılığıyla toplumun zihnine şu duygular sistematik biçimde yerleştirilir:
Sürekli bir tehdit algısı, Güvensizlik ve belirsizlik hissi, Umutsuzluk, “Değişmez” ve “boşuna” düşüncesi Bu aşamadan sonra birey, kendi düşüncesiyle hareket ettiğini zannederken aslında önceden hesaplanmış refleksler göstermeye başlar.
Bireyden Topluma Uzanan Kontrol Zinciri
Bir bireyin davranışlarını kontrol etmek, onun çevresini etkilemek anlamına gelir.
Toplumun genel refleksleri kontrol altına alındığında ise ülke yönetimi daha öngörülebilir hâle gelir. Bu nedenle yönetenler rahat hareket eder. Çünkü: Kimlerin neye tepki vermeyeceğini bilirler, Kimlerin hangi noktada susacağını öngörürler, hangi korkuların hangi kitleleri durduracağını hesaplamışlardır. Bu durum cesaretten değil, bilgiden kaynaklanır.
Türkiye Örneği Üzerinden Okuma
Sürekli izlenen, dinlenen ve gözlemlenen toplumlar zamanla itiraz etmeyi değil, uyum sağlamayı öğrenir. Tepki refleksi körelir, sorgulama azalır, kabullenme artar.
Bu bir komplo teorisi değildir. Bu, dijital çağın yönetim pratiğidir. En tehlikeli yönü ise şudur:
İnsanlar özgür olduklarını zannederken, davranış kalıpları çoktan belirlenmiştir.
İletişim özgür değilse, düşünce özgür değildir. Düşünce özgür değilse, birey özgür değildir. Birey özgür değilse, toplum yalnızca yönlendirilen bir kalabalıktır.
Gerçek özgürlük, yalnızca konuşabilmek değil; dinlenmeden, izlenmeden ve yönlendirilmeden düşünebilmektir.
haber Veriyoruz