Haber Veriyoruz
Güncel Haber Yayın ve Yorum Sitesi

Görünen Fiziksel Putlar: Modern Çağda Enerji Yanılgısı

İnsanlık halen taşa tapıyor. O kadar kitap ve peygamber gelmesine rağmen, nasıl olur da bu kadim hata devam eder?

2

Aynı Hata, Farklı Form

İnsanlık halen taşa tapıyor. O kadar kitap ve peygamber gelmesine rağmen, nasıl olur da bu kadim hata devam eder? Çünkü hata, form değiştirmiştir. Tıpkı bir çağ atlamış gibi, putun yeri ve şekli değişmiştir ama özü aynı kalmıştır. Eskiden put, taştan veya ağaçtan bir heykeldi. İnsan onun önüne geçer, eğilir, ondan bir şeyler diler ve umut ederdi.

Şimdi ise put’un yerini para, altın, elmas ve madde almıştır. İnsan artık taş bir heykele değil; parayı, altını, elması, maddeyi kim bulduysa, kim verdiysa, kim elinde tutuyorsa ona yöneliyor, ondan medet umuyor, onun rızasını kazanmak için çabalıyor.

Bu bir gerçektir. Ancak insanlara sorarsanız, “Biz tapmıyoruz, bu bir zorunluluk” diyeceklerdir.

Zorunluluk Yanılgısının Kaynağı

Peki, bu zorunluluğu yaratan nedir veya kimdir? İnsan bu soruyu kendine sormayı bilmiyor. Çünkü soruyu sorması halinde, belki de cevabın rahatsız edici olduğunu seziyor.

Cevap şudur: Eğer varlığa sadece bir “madde” olarak bakarsan, bu tapınmalar normal gelir.

Tezin temel ilkesi hatırlanmalıdır: Fiziksel varlık (madde), enerjinin yoğunlaşmış, katılaşmış ve geçici bir halidir. Bu bir döngüdür. Yoğunlaşma, belirli bir süre devam eder, sonra çözülme başlar. Madde, asla süreklilik taşımaz. Oysa insan, bunu kavrayamadığı için varlığın madde üzerine kurulu olduğunu zanneder. Maddeyi “kalıcı” sanır. Kalıcı sandığı şeye yönelir, ondan medet umar. İşte bu, modern putperestliğin enerjetik tanımıdır.

Görünürlük Yanılgısı ve Enerjinin Değeri

İnsana “Enerjiyi yaratanı göster” deseniz, gökyüzüne bakar ve şöyle der: “Biz onu göremiyoruz, ama O bizi görüyor.” Bunu da kabul eder. Yani insan, görünmeyen bir varlığın kendisini gördüğünü, duyduğunu, bildiğini kabul eder.

O halde şu çıkarım kaçınılmazdır: Madde ve görünürlük, madde olmayan ve görünmeyenden daha değerli olamaz ve onun karşısında nihai anlam ifade edemez. Görünmeyen, görünene hükmeder. Kaynak (öz), tezahüre (maddeye) hükmeder. O halde insan neden halen görünene, maddeye, yoğunlaşmış olana tapmaya devam eder?

Yoğunlaşmanın Anlamı: Bilincin Keşfi

Peki, varlıkta maddeleşme ve yoğunlaşma ne anlama geliyor?

Tezin her zaman vurguladığı gibi: Yoğunlaşma, bilincin keşfidir. Bilinç nedir? Bilinç, algıya, öngörüye ve yargıya sahip olan, düşünebilen bir enerji kaynağıdır. Ve yoğunlaşma sürecinin sonunda ulaşılması gereken şey, fraktal bölünmenin ötesinde bilincin ta kendisidir. Yani: Öz’den (kaynaktan) gelen enerji, insanın oluşması ve yoğunlaşmasıyla sonuçlanır. Ancak bu, titreşimlerin nihai hedefi değildir. Bu yoğunlaşmanın ardından bilince ulaşmak zorunludur.

Bilince Ulaşamayan Enerjinin Kaderi

Peki, bilince ulaşamayan enerjiye ne olur?

Tezin Geri Dönüşüm Yasası (2.9) bu soruyu yanıtlar: Yoğunlaşır, belirli bir formda var olur, sonra ayrışır ve tekrar saf enerjiye karışır. Döngü tamamlanır ama bilinç kazanılmamıştır.

Oysa bilinç farklıdır. Bilinç: İlerlemeye devam eder. Değişime açıktır. Ayrışmaz, aksine genişler. Her genişlemede yeni keşiflerle, yeni enerjilerle karşılaşır. Onlarla bütünleşir, yeniden yoğunlaşır ve nihayetinde öz’e (kaynağa) geri döner. Bu, bilincin ölümsüz döngüsüdür. Maddenin döngüsü (yoğunlaş → var ol → çözül → kaynağa karış) ile bilincin döngüsü (yoğunlaş → bilince ulaş → genişle → keşfet → bütünleş → öze dön) arasındaki fark, işte buradadır.

Bilinçsizlik, Putperestliğin Enerjetik Nedenidir

İşte bu nedenledir ki: Bilince ulaşamayan insan, halen taşa yani puta tapmaktadır. Çünkü bilinç, maddenin ötesini görme, kaynağı sezme ve görünmeyenle bağ kurma kapasitesidir. Bu kapasite gelişmemişse, insan sadece gördüğüne, dokunduğuna, yoğunlaşmış olana yönelir. Onu kalıcı sanır. Ona tapar.

Modern putlar (para, altın, elmas, statü, güç), taş putlardan enerjetik olarak farklı değildir. Sadece daha sofistike bir yoğunlaşma formudur. İnsan, onların arkasındaki enerji akışını, onların geçiciliğini ve onların asıl kaynağın sadece bir tezahürü olduğunu göremediği sürece, putperestlik devam edecektir.

Uyanış, maddenin ötesini görmekle başlar.