Haber Veriyoruz
Güncel Haber Yayın ve Yorum Sitesi

Enerji Kaynaklı Yaratılış ve Bilinç

88.858

İnsanı Tanımlayan Görünmeyen Gerçeklik

İnsan; beden, ruh ve nefis olarak tanımlanır. Ancak bu üçlü yapı, tek başına insanın yönelimlerini, ahlaki tercihlerini ve varoluşsal davranışlarını açıklamakta yetersiz kalır. Bu makale, beden–ruh–nefis üçlemesini kapsayan ve yöneten enerji temelli bir bilinç modeli önermektedir. Model, bilincin titreşimsel bir doğaya sahip olduğunu, iyi–kötü yönelimin frekans değişimleriyle ortaya çıktığını ve mutlak teklik ilkesinin yalnızca yaratıcıya ait olduğunu savunur.

1. Giriş: İnsan Neden Eksik Tanımlanıyor?

İnsan bedeni ölçülebilir; ruhu görünmez ama bilinir; nefsi ise etkileriyle tanınır fakat özüyle kavranamaz. Bu durum, klasik tanımların neden parçalı kaldığını gösterir. Modern bilim beden ve beyin süreçlerini incelerken, felsefe ve metafizik ruhu tartışır; ahlak ve din nefsi konu edinir. Ancak bu alanları tek bir çatı altında birleştiren unsur çoğu zaman eksik bırakılır: enerji.

2. Enerji: Birleştirici ve Yön Verici İlke

Fizikte enerji; iş yapabilme kapasitesi olarak tanımlanır. Kuantum düzeyinde ise enerji, dalga–parçacık ikiliğiyle davranır. Bu dalga doğası, titreşim kavramını zorunlu kılar. Titreşim varsa:

Frekans vardır
Yön vardır
Sapma ihtimali vardır
Bu bağlamda enerji, yalnızca taşıyıcı değil; yön belirleyen bir ilkedir.

Veri ve Gözlem Çerçevesi

Kuantum alan teorilerinde parçacıklar, alan titreşimleri olarak ele alınır.

Nörobilimde bilinç hâlleri, beyin dalga frekanslarıyla (delta, theta, alfa, beta, gama) ilişkilendirilir.
Psikolojide duygu ve motivasyon durumları, fizyolojik enerji düzeyleriyle koreledir.

3. Bilinç = Titreşimsel Durum

Bilinç sabit değildir; frekans değiştirir. Aynı bireyin farklı zamanlarda farklı kararlar alabilmesi, bilincin titreşimsel doğasına işaret eder. İyiye yönelim ile kötüye yönelim, ahlaki bir slogan değil; frekans uyumu veya sapmasıdır.

Dalga varsa tepe ve çukur vardır.
Titreşim varsa yön vardır.
Yön varsa seçim vardır.

4. Ruh – Nefis – Beden: Aynı Enerjinin Üç Hızı

Bu modelde üç unsur ayrık değil, aynı enerjinin farklı yoğunluklarıdır:

Katman Tanım
Ruh Kaynağa en yakın, en yüksek frekans
Nefis Sapma alanı, yön değişiminin merkezi
Beden Enerjinin yoğunlaşıp yavaşladığı form

Bu nedenle nefis “kötü” değildir; denge aralığıdır. Denge bozulduğunda sapma görünür hâle gelir.

5. İkilik ve Teklik: Matematiksel Sonuç

Titreşimli her yapı çoğulluk üretir. İkilik (iyi–kötü, doğru–yanlış, artı–eksi) tezahür alanına aittir. Mutlak teklik ise titreşimsizdir.

Teklik (1) → Kaynak / Yaratıcı
Çoğulluk (2, 3, n) → Yaratılan / Algılanan / Deneyimlenen

Bu matematik, bilincin neden sınandığını ve insanın neden seçim yapmak zorunda olduğunu açıklar.

6. Bilinç Seviyeleri

Aşağıdaki görseller, bilincin titreşimsel yükselişini kavramsal olarak gösterir:

Kavramsal Okuma (Alttan Üste):
Hayatta Kalma / Korku → Düşük frekans
Arzu / Hırs → Dalgalı frekans
Öfke / Tepki → Dengesiz frekans
Kabul / Sorumluluk → Dengelenme
Anlayış / Bilgelik → Yüksek uyum
Şefkat / Birlik → Kaynağa yakın frekans

Frekans yükseldikçe ikilik algısı azalır;
birlik bilinci artar.

7. Sonuç: İnsan Nedir?

Bu modelin vardığı net tanım şudur:

İnsan, enerjinin bilinç kazanmış titreşimidir.
Ruh, bu titreşimin kaynağa dönük yüzüdür.
Nefis, titreşimin sapma alanıdır.
Beden, titreşimin yoğunlaşmış hâlidir.
Teklik ise yalnızca yaratıcıya aittir.

Bu yaklaşım, bilimi reddetmez; felsefeyi dışlamaz; inancı yok saymaz. Aksine, hepsini aynı kaynağa bağlayan bir okuma sunar.

Enable Notifications OK No thanks