Haber Veriyoruz
Güncel Haber Yayın ve Yorum Sitesi

Ekonomik beklentiler vatandaşın boğazına dayandı.

Halkın yaşam koşulları zorlaştı beklentiler gecikmemeli olsun

45.333

Ekonomik beklentiler vatandaşın boğazına dayandı.

Halkın yaşam koşulları zorlaştı beklentiler gecikmemeli olsun

Türkiye’de milyonlarca kişi aynı anda üç ayrı cephede beklemede: emeklilik yaşını doldurmuş ama yasayı bekleyenler, bir derece yükselmiş ama ek göstergesini alamayan memurlar ve borcu nedeniyle kredi kapısından dönen esnaf. Üç dosya da masada; üçünde de henüz somut bir sonuç yok.

TÜRK-İŞ’in son verileri tabloyu netleştiriyor: dört kişilik bir ailenin açlık sınırı ağustos itibarıyla 37 bin 388 liraya, yoksulluk sınırı ise 121 bin 786 liraya yükseldi. Bekâr bir çalışanın aylık yaşam maliyeti 48 bin lirayı aştı. Bu rakamlar, beklentisi ertelenen her düzenlemenin doğrudan mutfak masrafına dönüştüğü anlamına geliyor.

Kademeli emeklilik: 22 aydır komisyonda bekleyen dosya

8 Eylül 1999 sonrasında sigortalı olan ve EYT kapsamına giremeyen milyonlarca çalışan, kademeli emeklilik düzenlemesini bekliyor. Ancak 18 Ekim 2026 itibarıyla yürürlüğe girmiş bir düzenleme bulunmuyor.

TBMM’ye 5 Aralık 2024’te sunulan kanun teklifi üzerinde 22 aydır hiçbir ilerleme sağlanmadı; teklif komisyonda bekliyor. Emeklilikte Adalet Derneği’nin (EMADDER) verilerine göre, 8 Eylül 1999 ile 9 Eylül 1999 arasındaki bir günlük sigorta girişi farkı, emeklilik tarihleri arasında 17 ila 20 yıllık bir uçurum yaratıyor.

EMADDER Genel Başkanı Mihriban Uğurlu, derneğin talebini “ayrıcalık değil, hak” olarak tanımlıyor ve yaklaşık 4,5 milyon emekçinin mağduriyetini dile getiriyor. Dernek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı ile yaptığı görüşmede, Cumhurbaşkanı’nın konudan haberdar olduğu yanıtını aldığını aktarıyor. Ancak haberin doğrulandığı tarihe kadar ne bir yasa metni ne de resmî bir takvim açıklandı.

Mevcut sistemde 9 Eylül 1999 – 30 Nisan 2008 arası sigortalılar için kadınlarda 58, erkeklerde 60 yaş ve 7.000 prim günü şartı uygulanmaya devam ediyor. Yani beklenti sürerken, mağduriyet her ay biraz daha derinleşiyor.

3600 ek gösterge: Yarım milyon memurun beklediği söz

Seçim öncesinde verilen ve birinci dereceye yükselen tüm yükseköğrenim mezunu memurları kapsaması beklenen 3600 ek gösterge düzenlemesi, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yürüttüğü mali disiplin programı nedeniyle takvimden çıkarılmıştı.

23 Eylül 2026’da TBMM Başkanlığı’na sunulan kanun teklifi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda değişiklik öngörüyor ve birinci dereceye ulaşmış tüm kamu görevlilerinin ek göstergelerinin 3600’e yükseltilmesini amaçlıyor. Teklif, 1 Ekim 2026’da Plan ve Bütçe Komisyonu’na sevk edildi ve halen komisyon aşamasında.

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, düzenlemeden etkilenecek kişi sayısını yaklaşık 470 bin olarak açıkladı ve “daha fazla beklenmemesi gerektiğini” dile getirdi. Ancak kulis bilgileri, düzenlemenin hedeflenen yürürlük tarihinin 2027 yılına işaret ettiğini gösteriyor.

Ek gösterge yalnızca bir maaş kalemi değil; emeklilik ikramiyesi ve aylık bağlama oranlarını doğrudan etkileyen temel bir parametre. Yani bugün verilmeyen her ay, memurun emeklilik dönemindeki gelirine de yansıyor.

Esnaf kredisi: Borçluya açılan kapı, ama faiz desteği kısıldı

26 Ağustos 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile Hazine faiz destekli esnaf kredilerinde önemli bir değişiklik yapıldı. Vergi veya SGK prim borcu bulunan esnaf da artık kredi kullanabilecek; ancak koşullar ağırlaştırıldı.

Yeni düzenlemeye göre, borçlu esnafın kredi tutarının azami yüzde 25’i doğrudan banka tarafından vergi dairesine veya SGK’ya aktarılabilecek. Bu kapsamda bir yıl içinde ödenecek toplam tutar 300 bin lirayı aşamayacak. Borç kapatıldıktan sonra kalan kredi esnafa kullandırılacak.

Ancak faiz desteği oranları düşürüldü: normalde yüzde 50 olan faiz indirimi yüzde 40’a, yüzde 100 olan özel indirim yüzde 80’e, yüzde 60 olan indirim ise yüzde 48’e çekildi. Yani borçlu esnaf krediye erişebiliyor, ama daha yüksek maliyetle.

Kredi kullanım süresi 31 Aralık 2026’dan 31 Aralık 2027’ye uzatıldı. İşletme sermayesi için 1,5 milyon lira, yatırım kredisi için 3,5 milyon lira üst sınır belirlendi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, düzenlemeyi “esnafın finansmana erişimini güçlendirmek” olarak değerlendirdi. Ancak sahadaki gerçek şu: borçlu esnaf için kredi kapısı aralandı, ama daha pahalı bir kapıdan.

Beklentiler gecikince ne oluyor?

Üç dosyanın ortak noktası şu: her biri, belirli bir kesimin aylık gelirini doğrudan etkiliyor. Emeklilik bekleyen kişi çalışmaya devam ediyor ama yaşlılık planını yapamıyor. 3600 ek gösterge bekleyen memur, emeklilik ikramiyesini hesaplayamıyor. Borçlu esnaf ise daha yüksek faizle borçlanarak kısa vadede ayakta kalmaya çalışıyor.

TÜRK-İŞ’in açlık sınırı verisi, bu beklentilerin neden “boğazda” hissedildiğini açıklıyor: dört kişilik bir ailenin yalnızca gıda harcaması 37 bin lirayı aşmış durumda. Bu tabloda ertelenen her düzenleme, hanelerin gelecek planlarını daha da belirsiz hale getiriyor.

Sessiz kalan üç dosya, aslında en yüksek sesle konuşulması gerekenler.

Kaynak DS
haber Veriyoruz

GTM-W3RBD52X