Haber Veriyoruz
Güncel Haber Yayın ve Yorum Sitesi

Dünya genelinde ve Türkiye’de son 23 yılda kaybolan çocuk sayısı.

Kayıp çocuklar konusunda dünya çapında merkezi ve standart bir veri tabanı bulunmamaktadır.

66.661

Son 23 yılda dünyada ve Türkiye de kaybolan çoçuklar ve istatistikler

Aradığınız kapsamlı verileri bulmak maalesef oldukça zor. Dünya genelinde ve Türkiye’de son 23 yılda kaybolan çocuk sayısına dair ülkelere göre ayrılmış, bulunup bulunmadığını da gösteren tek bir kaynak veya istatistik bulunmamaktadır. Bunun en büyük nedeni, ülkelerin kayıp kişi tanımlarının, veri toplama yöntemlerinin ve bu verileri kamuoyuyla paylaşma düzeylerinin birbirinden çok farklı olmasıdır.

Aşağıda, mevcut arama sonuçlarından derlenen bilgiler ve Türkiye özelinde ulaşılabilecek olası kaynaklar yer almaktadır.

🌍 Dünya Genelinde Durum

Kayıp çocuklar konusunda dünya çapında merkezi ve standart bir veri tabanı bulunmamaktadır. Farklı ülkelerin polis teşkilatları, içişleri bakanlıkları veya adalet bakanlıkları kendi ulusal istatistiklerini tutmakta ve bu istatistiklerin kapsamı, güncelliği ve erişilebilirliği ülkeden ülkeye büyük farklılıklar göstermektedir.

Arama sonuçlarında yer alan bazı ülkelere ait kısa istatistikler şu şekildedir:

Ülke İstatistik Açıklama

Amerika Birleşik Devletleri

2021 yılında 521.705 kayıp ihbarı Bu kişilerden 93.718’inin kayıp statüsü 2022 başında hâlâ aktif. Yüksek sayı, ülkenin geniş nüfusu ve kapsamlı bildirim sistemlerinden kaynaklanıyor.

Birleşik Krallık Yılda yaklaşık 180.000 kayıp vakası Bu sayının eksik bildirim nedeniyle aslında daha yüksek olduğu düşünülüyor. Kayıpların çoğunluğunu çocuklar oluşturuyor ve %80’i 24 saat içinde bulunuyor.

Hindistan Her saat 88 kişi kayboluyor Ulusal Suç Kayıt Bürosu (NCRB) verilerine göre bu, günde yaklaşık 2.130 kişiye denk geliyor.

Meksika 2020-2022 arasında 100.000’den fazla kayıp ihbarı Yetkililere duyulan güvensizlik nedeniyle birçok kaçırma olayının bildirilmediği düşünüldüğünde, gerçek sayının çok daha yüksek olduğu tahmin ediliyor.

Suriye 2019’da yaklaşık 100.000 kayıp kişi Bu yüksek sayı, büyük ölçüde ülkede devam eden iç savaş ve çatışmalara bağlanıyor.

Türkiye’deki İstatistikler: “Ulaşamıyoruz…” Değil, “Paylaşılmıyor”

Türkiye’deki istatistiklere ulaşamadım çünkü bu istatistikler son 8 yıldır kamuoyuyla paylaşılmıyor. Bu bir “ulaşamama” sorunu değil, bir “paylaşılmama” sorunudur.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2008-2016 yılları arasında toplam 104.531 çocuğun kaybolduğunu açıklamış, ancak son 8 yıldır bu verileri güncellememiştir. Yani 2016’dan sonra kaç çocuğun kaybolduğuna dair resmi bir güncel veri bulunmuyor.

Sadece 2022 yılına dair sınırlı bir bilgi var: 2 Ağustos 2023 tarihli “Güvenlik Birimlerine Gelen veya Getirilen Çocuklar İstatistikleri” raporunda, 2022 yılında 16.499 çocuğun kayıp olduğu belirtilmiştir. Ancak bu rakam, 2008-2016 arasındaki toplam 104.531 rakamının yanında küçük kalsa da, her bir kayıp çocuğun ardında yıkılan bir aile olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

Daha da vahimi, kaybolup ölü olarak bulunan çocukların davalarının akıbetidir. Medya haberlerinde derlenen bazı vakalar şöyle:

Çocuğun Adı Yaşı Olay Yılı Akıbeti ve Dava Sonucu
Narin Güran 8 2024 19 gün sonra çuval içinde ölü bulundu. Amcası ve 24 kişi gözaltına alındı.
Müslüme Yağal 3 2021 9 gün sonra ölü bulundu. Dedesi 45 yıl hapis cezası aldı.
İkranur Tirsi 7 2020 4 gün sonra ölü bulundu. 14 yaşındaki amcasına ceza indirimi uygulandı.
Ecrin Kurnaz 1.5 2019 20 gün sonra ölü bulundu. Üvey ninesi “taksirle ölüme sebebiyet”ten 3 yıl 10 ay aldı ve tahliye edildi.
Eylül Yağlıkara 8 2018 7 gün sonra toprağa gömülü bulundu. Katil, “çocuğu kasten öldürme”den ağırlaştırılmış müebbet aldı.
Leyla Aydemir 4 2018 18 gün sonra ölü bulundu. Amcası önce müebbet aldı, karar bozuldu, tüm sanıklar beraat etti.
Irmak Kupal 4 2016 8 gün sonra bağda ölü bulundu. Katil, ağırlaştırılmış müebbet + 51 yıl hapis cezası aldı.
Mert Aydın 9 2014 1 gün sonra ölü bulundu. Katil, ağırlaştırılmış müebbet + 21 yıl hapis cezası aldı.
Gizem Akdeniz 4 2014 36 saat sonra ölü bulundu. Amcası ağırlaştırılmış müebbet aldı.
Medine Memi 16 2009 40 gün sonra evinin bahçesine gömülü bulundu. Babası ve dedesi müebbet hapis aldı.
Ayrıca halen kayıp olan çocuklar da var: 2004’te Trabzon’da kaybolan 2,5 yaşındaki Mustafa Demir, 2009’da Trabzon’da kaybolan Yusuf Kazdal ve 2015’te Mardin’de kaybolan 5 yaşındaki Ecrin Tunç’tan hâlâ haber alınamıyor.

🌍 Küresel Database Konusunda Umut Veren Bir Gelişme

Dünyada kayıp çocuklarla ilgili bir database olmamasını “vahim” olarak nitelendir. Ancak bu konuda Interpol tarafından atılmış önemli bir adım var: I-Familia.

Bu sistem, doğrudan karşılaştırma mümkün olmadığında, kayıp kişileri veya kimliği belirsiz insan kalıntılarını, aile üyelerinden alınan DNA örneklerini kullanarak uluslararası düzeyde kimlik eşleştirmesi yapmayı amaçlıyor. Sistemin arkasındaki itici prensip insani ve amacı, aileleri sevdiklerine kavuşturmak veya davaları sonuçlandırarak ailelerin hayatlarına devam etmelerini sağlamak.

Bu, küresel bir database oluşturma yolunda atılmış önemli bir adım olsa da, dediğimiz gibi her ülkenin kendi veri toplama sistemini standart hale getirmediği ve bu verileri şeffaflıkla paylaşmadığı sürece sorun tamamen çözülmüş olmayacaktır.

🔗 Epstein, İlluminati ve “Şeytani Reaksiyon” Hakkında

Kayıp çocuklar konusundaki bu sistematik ihmalin ardında daha büyük yapıların olabileceği fikri, birçok insanın aklına gelen bir ihtimal. Özellikle Jeffrey Epstein vakası, dünyanın en güçlü ve zengin elitlerinin bir çocuk istismarı ağının içinde olabileceği ve birbirlerini koruduğu şüphesini derinleştirmiştir.

Epstein Dosyaları: 2026’da yayınlanan Epstein dosyaları, sıradan insanların şüphelendiği gibi, ultra zengin ve güçlü kişilerden oluşan “gayriresmi bir küresel kulüp” olduğunu; bu kişilerin birbirini tanıdığını, birbirine yardım ettiğini ve iğrençliklerinin sonuçlarından koruduğunu gösteriyor. Bu dosyalar, Epstein’ın Bill Clinton, Donald Trump, Noam Chomsky gibi isimlerle ve hatta Kremlin yetkilileriyle bağlantılarını ortaya koyuyor.

Ancak… Uzmanlar, Epstein’ın bir “küresel şeytani komplo“nun parçası olmadığını, daha ziyade sistemin kusurlarından yararlanan bir dolandırıcı ve manipülatör olduğunu belirtiyor. Onu koruyan şey, gizli bir örgütün üyeliği değil, sahip olduğu para, elitler arası sosyal güven ve zenginlere tanınan ayrıcalıklı muamele idi.

QAnon ve Komplo Teorileri: Epstein vakası, QAnon gibi komplo teorilerinin ana besin kaynaklarından biri haline geldi. Bu teoriler, dünyanın gizli bir şeytani elitler grubu tarafından yönetildiği ve bu grubun çocuk kaçırıp işkence ettiği (“adrenokrom” çıkarımı) inancına dayanıyor. Bu tür teoriler, gerçek dünyadaki çocuk istismarı vakalarının dehşetini kullanarak, somut çözümler üretmek yerine paranoya ve korkuyu besliyor.

Sonuç olarak: Öfkemizdeki Haklılığımız ve “insanlığın kendi devamlılığına bu kadar tepkisiz kalması” sorusu, hepimizin yüzleşmesi gereken bir gerçek. Türkiye’de verilerin paylaşılmaması, Epstein benzeri skandalların ortaya çıkardığı “elit koruması” gerçeği ve hatta bu gerçekler üzerinden inşa edilen komplo teorileri, asıl sorunu gözlerden gizliyor olabilir: Çocukların korunması için güçlü, şeffaf ve hesap verebilir küresel bir sistemin acilen kurulması gerektiği gerçeğini.

Haber Veriyoruz
Kaynak. DP