Haber Veriyoruz
Güncel Haber Yayın ve Yorum Sitesi

Bilgi Nereden Geliyor, Gelişme Nasıl İlerliyor?

İnsanlık ilerlerken insan kobay mı oldu?

50.003

Bilgi Nereden Geliyor, Gelişme Nasıl İlerliyor?

İnsanlık ilerlerken insan kobay mı oldu?

Görünmeyen Bedel

Teknoloji, tıp ve bilim her gün “ilerleme” başlığı altında yeni başarılar duyuruyor. Yeni ilaçlar, aşılar, yapay zekâ destekli tedaviler, genetik çözümler…

Peki bu bilgi nereden geliyor? Ve daha önemlisi: Bu ilerleme kimin bedeni, kimin hayatı üzerinden sağlanıyor?

İnsanlık tarihi bize şunu açıkça gösteriyor: Bilgi çoğu zaman insan üzerinden, insan kullanılarak elde edildi.

Bilgi Nasıl Üretiliyor? Gerçekler

Bilimsel ilerleme üç temel aşamadan geçer: Gözlem, Deney, Uygulama. Sorun şu noktada başlıyor: Deney aşamasında insanın konumu ne?

Tarih boyunca insan, çoğu zaman: Bilgilendirilmeden, Rızası alınmadan, Alternatifi olmadan, deney nesnesi hâline getirildi.

Tarihten Saklanan Örnekler (Belgeli Gerçekler)

1. Hücreleriniz Sizden Daha Ünlü Olabilir

1951’de, ABD’de bir kadından alınan hücreler onun bilgisi olmadan çoğaltıldı. Bu hücreler bugün hâlâ tıpta kullanılıyor, milyarlarca dolarlık araştırmaların temelini oluşturdu.

Kadının adı: Henrietta Lacks

Hücreleri (HeLa hücreleri) tıbbı değiştirdi.
Kendisi fakirlik içinde öldü
Ailesi yıllarca hiçbir şey bilmedi
Bilgi insanlık için kullanıldı, peki insanın kendisi ne oldu?

2. “Tedavi Ediyoruz” Denilen İnsanlar

1930–1970 yılları arasında yüzlerce insan, tedavi ediliyor denilerek izlenmeye alındı.
Gerçekte tedavi edilmediler, hastalığın ilerleyişi gözlemlendi.

Amaç: bilgi toplamak.

Sonuç:
İnsanlar öldü. Aileler kandırıldı. Bilim kazandı. 3. Savaş, Bilginin En Karanlık Laboratuvarı, yüzyılda bazı devletler. İnsanları dondurdu. Zehirledi. Enfekte etti.Dayanıklılık testlerine soktu.Bugün kullanılan birçok acil tıp bilgisi, bu karanlık deneylerin yan ürünüdür.

Sorulması gereken soru şudur: Sonuç faydalı diye yöntem meşru olur mu?, Günümüzde Bu Bitti mi?
Resmî olarak: Hayır, böyle deneyler yok. Pratikte ise tablo daha gri.

Bugün:

Klinik deneyler yoksul ülkelerde yapılıyor. Denekler çoğu zaman sözleşmenin ne dediğini bilmiyor. “Gönüllülük” ekonomik mecburiyetle sağlanıyor.

Bu noktada soru değişiyor: İnsan, gerçekten gönüllü mü yoksa mecbur mu? Asıl Kritik Soru: Kimin İçin İlerleme? Eğer: İnsan bedeni insanlığın tamamı için kullanılıyorsa, Bilgi şeffafsa, Fayda eşit dağıtılıyorsa, Bu bir fedakârlık olabilir.

Ama eğer:

Bilgi az sayıda güç odağının elinde toplanıyorsa, İnsan sadece “ham madde” olarak görülüyorsa, Bedel ile kazanç arasında adalet yoksa. Bu artık ilerleme değil, sömürüdür. Gelecek İnsanlar İçin mi, Başka Bir Şey İçin mi?

Bugün üretilen bilgi: Kimin yaşam süresini uzatıyor?, Kimin hayatını kısaltıyor?, Kime umut, kime denek oluyor? Teknoloji tarafsız değildir. Bilgi masum değildir.Onu kullanan niyet belirleyicidir.

Sessiz Kobaylık Çağı, İnsanlık belki de şunu fark etmedi. En büyük deney, farkına varmadan içinde yaşadığımız sistemin kendisi.

Soru artık şudur: İnsan bilgi için mi var?, Yoksa bilgi insan için mi? Bu soruya verilen cevap, geleceğin ahlakını belirleyecek.

Haber Veriyoruz

Enable Notifications OK No thanks