0 555 339 7979 - 0 532 708 30 04
Big Data ve Algı İmparatorluğu
Veriyle Gelecek İnşa Edilir mi, İnsanlık Algıyla mı Yönetilir?
Big Data ve Algı İmparatorluğu
Veriyle Gelecek İnşa Edilir mi, İnsanlık Algıyla mı Yönetilir?
İnsanlık tarih boyunca gücü üç şeyle ölçtü: toprak, silah ve para. Bugün dördüncü ve hepsinden güçlü bir unsur var: veri.
Artık savaşlar sadece cephede değil, ekonomiler sadece fabrikalarda değil, iktidarlar sadece sandıkta kurulmuyor.
Bugün asıl mücadele, insan zihninde yaşanıyor. Ve bu mücadelenin adı: Big Data.
Veri Çağı: Bilgi Değil, Davranış Toplanıyor. Big Data çoğu zaman yanlış anlaşılıyor. Bu sadece “çok fazla bilgi” demek değil.
Big Data şudur: Ne yaptığını değil, Neden yaptığını, Ne düşündüğünü değil, Ne zaman fikrinin değişeceğini, Ne söylediğini değil, Ne söylemeye meyilli olduğunu ölçmektir. Telefonlar, sosyal ağlar, arama motorları, alışveriş siteleri, kameralar, sensörler…
Hepsi tek bir şey için çalışır:İnsan davranışını modellemek. Bilgi → Analiz → Sonuç → Gelecek
Bugün kurulan sistemin matematiği basittir: Bilgi topla → Analiz et → Sonuç çıkar → Geleceği yönlendir
Bu sistem:Ne satın alacağını bilir, Hangi habere inanacağını tahmin eder, Ne zaman öfkeleneceğini hesaplar, Ne zaman susacağını öngörür Ve en tehlikelisi: Sana seçtiğin şeyleri sen seçmişsin gibi hissettirir. Algı İmparatorluğu Nasıl Kurulur? Algı, gerçeğin yerine geçmez. Algı, gerçeğin önüne geçer.
Bir bilgi: Yeterince tekrar edilirse, Yeterince yayılırsa, Yeterince “normalleştirilirse”, artık sorgulanmaz.
Bu noktada gerçek şudur: İnsanlar gerçeği yaşamaz, kendilerine sunulan gerçeği yaşar. Algı imparatorluğu işte burada başlar.
Özgür Seçim Yanılsaması
Sistem sana seçenekler sunar: İzle, Beğen, Paylaş, Satın al, Tepki ver. Ama fark etmediğin şey şudur, Seçenekleri sen belirlemedin. Algoritma, Seni tanır, Seni sınıflandırır, Sana uygun “gerçekliği” sunar.
Buna özgürlük denir ama aslında bu: Kontrollü serbestliktir. Black Mirror ve Simpsonlar Neyi Gösteriyor? Black Mirror bir bilim kurgu dizisi değildir. O, mevcut teknolojinin birkaç adım sonrasıdır.
Orada anlatılanlar: Sosyal puanlama, Dijital linç, Sürekli izlenme, Kimliğin veriye indirgenmesi, Bugün hâlâ “olabilir mi?” diye soruluyor. Oysa doğru soru şudur: Zaten oluyor mu? Simpsonlar meselesi de kehanet değildir.
Toplumu iyi okuyanlar, döngüyü görür. İnsan doğası değişmez. Sistemler benzer refleksler üretir. Veriyi doğru okuyanlar geleceği tahmin eder, mucize yaratmaz. Büyük Yanılgı: “Her Şey Hesaplanabilir” Big Data güçlüdür ama mutlak değildir.
İnsan: Ani karar verebilir, Vicdan gösterebilir, İnancını değiştirebilir, Sistemi reddedebilir.
Bu anlar: Algoritmada “hata” gibi görünür, Ama insanlığı ayakta tutan şey tam da budur, Eğer insan tamamen hesaplanabilir olsaydı: İnsan değil, ürün olurdu. Gelecek İnşa Ediliyor mu, Dayatılıyor mu? Evet, veriyle gelecek tahmin edilebilir. Ama veriyle gelecek zorla yazılamaz.
Bugün yapılan şey şudur: Gelecek senaryoları hazırlanıyor, Algı buna göre şekillendiriliyor. İnsanlar bu geleceğe “alıştırılıyor”.Sonuç: Veri Güçtür, Ama Hakikat Değil
Asıl tehlike: Geleceğin normalleşmesi.
Big Data: Çoğunluğu yönetir, Davranışı yönlendirir, Algıyı şekillendirir Ama: Hakikati ele geçiremez, Vicdanı ölçemez, Bilinci tam çözemez, Çünkü insan: Sadece veri değil, enerjidir, sadece davranış değil, niyettir
Sadece sonuç değil, süreçtir.
Bugün insanlık bir eşikte duruyor. Ya veriye teslim olacak ya da veriyi anlayıp bilinçle aşacak. Algı imparatorluğu güçlü olabilir. Ama tarih gösterdi ki: Hakikat, er ya da geç görünür. Ve hiçbir algoritma, uyanmış bir bilinci
uzun süre yönetemez.
Haber Veriyoruz