Haber Veriyoruz
Güncel Haber Yayın ve Yorum Sitesi

Savaşın uzaması durumunda Türkiye’ye yansımaları…

Türkiye için de çok boyutlu riskler ve stratejik değişimler barındırıyor.

1

İran, ABD-İsrail Savaşının Türkiye Yansımaları Neler Olacak

Ortadoğu’da 28 Şubat 2026 itibarıyla ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı kapsamlı askeri operasyonlar (Operation Roaring Lion / Epic Fury), bölge dengelerini sarsarken Türkiye için de çok boyutlu riskler ve stratejik değişimler barındırıyor.

Savaşın uzaması durumunda Türkiye’ye yansımalarını şu başlıklar altında toplayabiliriz:

1. Ekonomik Yansımalar ve Enerji KriziTürkiye için en kısa vadeli ve sert etki ekonomi kanallarından gelmektedir:

Enerji Fiyatları ve Enflasyon:

Türkiye doğalgaz ihtiyacının yaklaşık %15’ini İran’dan karşılamaktadır. Savaşın uzaması ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması ihtimali, petrol ve doğalgaz fiyatlarını küresel ölçekte sıçratarak Türkiye’de cari açığın büyümesine ve akaryakıt zamları üzerinden enflasyonun körüklenmesine neden olabilir.

Piyasa Oynaklığı:

Borsa İstanbul’da (BIST 100) şimdiden jeopolitik risk primi fiyatlanmaya başladı. Türkiye’nin CDS (risk primi) puanının yükselmesi, dış borçlanma maliyetlerini artırırken yabancı sermaye çıkışını tetikleyebilir.

Lojistik ve Ticaret:

Bölgedeki hava sahası kapatmaları ve deniz rotalarındaki güvenlik sorunları, Türkiye’nin Körfez ülkeleriyle olan ticaretini ve “Kalkınma Yolu” gibi stratejik projeleri sekteye uğratabilir.

2. Güvenlik ve Göç RiskiSavaşın uzaması Türkiye’nin sınır güvenliğini doğrudan tehdit etmektedir:

Yeni Bir Göç Dalgası:

İran’da rejimin sarsılması veya çatışmaların derinleşmesi durumunda, Türkiye’nin en büyük endişelerinden biri doğu sınırından yönelecek kitlesel bir sığınmacı akınıdır.

Terör ve İstikrarsızlık: İran’ın zayıflaması veya bölgedeki vekil güçlerinin (direniş ekseni) kontrolsüz kalması, Irak ve Suriye’de bir güç boşluğu yaratabilir. Bu durum, PKK/YPG gibi yapıların hareket alanını genişletebileceği gibi, IŞİD gibi radikal örgütlerin yeniden canlanmasına zemin hazırlayabilir.

3. Diplomatik ve Stratejik Konum

Türkiye, çatışmanın tarafları arasında denge kurmaya çalışmaktadır:

Arabuluculuk Rolü:

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump ile yaptığı görüşmeler, Türkiye’nin gerilimi düşürmek için “üçlü bir müzakere çerçevesi” (ABD-İran-Türkiye) önerdiğini göstermektedir. Ancak savaşın uzaması, Türkiye’yi “tarafsız kalma” ile “NATO müttefiki olma” arasında zor bir tercihe itebilir.

Bölgesel Liderlik:

İran’ın jeopolitik olarak zayıflaması, Türkiye’nin bölgedeki nüfuz alanını (özellikle Irak ve Suriye’de) genişletme fırsatı sunsa da, bu durum İsrail’in bölgedeki askeri agresifliği ile yeni bir karşı karşıya gelme riskini de beraberinde getirmektedir.

Özet Tablo: Olası Risk ve Fırsatlar

Alan               Olumsuz Yansımalar                                                               Olası “Fırsatlar” / Stratejik Kazanımlar
Ekonomi        Petrol/Gaz fiyat artışı, yüksek enflasyon, sermaye çıkışı. Enerji koridoru rolünün güçlenmesi, LNG kapasitesinin önemi.
Güvenlik        Yeni göç dalgası, sınır ötesi terör riski, bölgesel kaos.       Irak ve Suriye’de artan nüfuz, güvenlik tamponu oluşturma.
Diplomasi      ABD ile ilişkilerde denge kurma zorluğu, mülteci baskısı. Bölgesel düzen kurucu ve arabulucu aktör konumunun pekişmesi.

Bu süreçte Türkiye’nin izleyeceği “aktif tarafsızlık” politikası, hem ekonomik yıkımı engellemek hem de sınır güvenliğini korumak adına kritik önemde olacaktır.

Kaynak. Gemini
Haber Veriyoruz