0 555 339 7979 - 0 532 708 30 04
23 yılda 13 ncü kez Adalet Bakanı değişti.
23 Yılda 13 Kez Değişen Adalet Bakanı: İstikrar mı, Karmaşa mı?
23 Yılda 13 Kez Değişen Adalet Bakanı: İstikrar mı, Karmaşa mı?
ANKARA – 12 Şubat 2026 | Türkiye dün gece yarısı operasyonuyla yine bir kabine değişikliğine uyandı. Yaklaşık 23 yıllık tek parti iktidarı döneminde Adalet Bakanlığı koltuğu 13. kez el değiştirdi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan “ışık hızıyla” bakanlık kürsüsüne taşınan Akın Gürlek, Meclis’te dün yaşanan arbede ve tepkiler eşliğinde yemin ederek göreve başladı. Ancak bu hızlı sirkülasyon, “Adalet Bakanı kim olacak?” sorusundan ziyade, “Adalet neden bir türlü yerleşmiyor?” sorusunu sokağın ve uzmanın gündemine taşıdı.
Sistem “Bug” mı Veriyor?
Bir yazılım uzmanı gözüyle bakıldığında; bir projenin en kritik modülünün başında duran yöneticinin 23 yılda 13 kez değişmesi, sistemin sürekli “debug” modunda kalması ve “kernel” hataları vermesi anlamına geliyor. Her yeni bakanın kendi bürokrat kadrosunu kurması, dosyaları yeniden incelemesi ve “kendi adalet anlayışını” sisteme entegre etmeye çalışması, en basit davaların bile sonuçlanmasını engelleyen devasa bir zaman maliyeti yaratıyor. Vatandaş için bu durum sadece bir isim değişikliği değil; delillerin, şahitlerin ve vicdanın siyasi bir labirentte kaybolması demek.
Yemin mi, Temsiliyet Krizi mi?
Meclis’teki yemin töreni, toplumun bir kesiminde “adaletin tecellisi” değil, “güç gösterisi” intibası bıraktı. Yeni bakanın yemin tarzı ve o andaki atmosfer, “insan haklarını savunan bir hukukçu” imajından ziyade, mevcut statükoyu koruma ve belli çıkarları sağlama amacı güden bir profil çizdi. Kanunların varlığı tek başına yetmiyor; o kanunları uygulayacak olanın vicdanı ve ciddiyeti, adaletin gerçek terazisini oluşturuyor.
Radikal Bir Öneri: Adalet Organizması
Adaleti bir “organizma” olarak gören vizyoner bakış açısı, bugünkü krizden çıkış için radikal bir model sunuyor:
Halkın Seçimi: Bakanların hırslı adaylar arasından değil, halkın aday gösterdiği güvenilir kişiler arasından seçilmesi.
Yapay Zeka Hibrit Modeli: İnsan hatasını ve siyasi baskıyı sıfırlayacak bir üst algoritmanın denetimi.
Vicdan Sigortası: Sistemin kırılma ihtimaline karşı son kararın her zaman “adaleti yargılanabilir kılan” vicdanlı bir insanda bitmesi.
Sonuç: Adalet mi Sağlanacak, Yoksa Yeni Bir Bakan mı Atanacak?
Geçmiş 23 yılın istatistikleri (ortalama 1.8 yılda bir bakan değişimi), Akın Gürlek döneminin de uzun soluklu bir “istikrar” getirmekten uzak olabileceğini gösteriyor. Eğer adalet sistemi kişilere ve siyasi hamlelere bağlı kalmaya devam ederse; biz kısa süre sonra 14. bakanın ismini tartışıyor olacağız.
Gerçek adalet; şenlik havasındaki yemin törenlerinde değil, sistemin hızında, verinin analizinde ve sarsılmaz bir vicdanın mahkeme salonlarındaki sessiz tarafsızlığında gizlidir. Mevcut tablo ise adaletin sağlandığı değil, sadece “koltuğun devredildiği” bir süreci işaret ediyor.
Haber Veriyoruz